Nedim Ýnce | BABA | MERSİN MOZAİK
Nedim Ýnce

Nedim Ýnce

BABA


Babamýn aramýzdan ayrýlmasý bir hayli zaman oldu; dünyaya biyolojik, sosyolojik, kültürel miras olarak beni ve kardeþlerimi geride býrakarak…Bir erkeðin biyolojik mirasý, tek baþýna baba olmasýna yetip yetmediðine dair farklý görüþler vardýr; bu tartýþma sosyal bilimlerde ve sanatta birçok esere konu olmuþtur.

Çocuðun geliþimine, kiþiliðinin oluþmasýna yaptýklarý ve yapmadýklarýyla etki eden, onda yaþamý boyunca sürecek izler býrakan babanýn bu eylemi çocuðuna ve dolaysýyla topluma býraktýðý sosyal ve kültürel mirastýr.
Gerek ailede, gerekse toplumda sergilenen babalýk rolünün babadan babaya gösterdiði benzerlikler, farklýlýklarý görmezden gelecek kadar çoktur.
Bu da bize babalýðýn öznel bir þey olmaktan çok sosyal ve kültürel bir þey olduðunu söyleme imkaný sunmaktadýr.
Baba kendine öðretilen babalýk rolünü, toplumla, ailesiyle, çocuklarýyla kurduðu iliþkilerinde özelleþtirse de çok azýnda kendi rengi toplumun renginden baskýn olabilmektedir.
Kiþiselliði toplumsal mirasýn içinde eriyen babalýk rolünün oluþmasýna, tarihin bir yerinde, gelenek ve kültürden sonra devlette katýlmýþ ve düzenlediði hukuki metinlerle yasal alana da taþýmýþtýr.
Binlerce belki de onbinlerce senedir, sosyal ve siyasi geliþimin bir döneminde, üzerine devleti de bir þemsiye olarak alan toplumda erkek egemen bir düzen hüküm sürmektedir.
Babalýk rolü erkek egemen düzenin bir parçasýdýr: sert, otoriter, cezalandýrýcý, seyrek ödüllendirici, zayýflýk olarak düþünülen sevgisini ve gözyaþýný göstermeyen, koruyucu, kollayýcý, ailenin, çocuklarýnýn, toplumunun, ülkesinin sorumluluklarýný üstlenen…
Korkulan, zaman zaman nefret edilen; gördüðü saygýnýn sevgiden mi, korkudan mý, geleneklerden mi kaynaklandýðýný bilemeyen; bu dünyadan bunu öðrenemeden göçerken bu rolü miras olarak erkek çocuðuna/ çocuklarýna býrakan bir baba rolü…
Babasýz büyümüþ çocuklarda bile bir babalýk kavramý oluþturacak kadar toplumsal, onu özletecek kadar kiþisel, güçlü bir rol.
Son birkaç yüzyýldýr deðiþen ekonomik, sosyal düzen, insan iliþkilerini, insanlarýn toplumsal rollerini de deðiþtirdi.
Erkek egemen bir toplumdan daha eþitlikçi bir topluma doðru baþlayan deðiþim hýzlanarak devam etmekte, ev içindeki roller de demokratikleþemeye doðru evirilmektedir.
Babalýk rolü de gerek toplumsal gerekse ev içi rollerin deðiþmesinden nasibini almaktadýr.
Babalar artýk otorite figürü olmaktan çýkma; korkuyla, cezayla anýlmaktan kurtulma sürecine girmektedir.
Anlayacaðýnýz ataerkilliðin yerini eþitlikçi bir topluma býrakmaya baþlamasý, toplumun ve ailenin demokratikleþme yolundaki kat ettiði mesafe en çok babalara yaradý/ yaramaktadýr



ARÞÝV YAZILAR