Barýþ Eroðlu | KONUT | MERSİN MOZAİK
Barýþ Eroðlu

Barýþ Eroðlu

KONUT


Ýki göz bir kapý evim olsun…

Baþýmýzý sokacaðýmýz bir dam olsun…

Kira öder gibi alabileceðim bir evim olsun…

Kerpiçten olsun benim olsun…

 

Birçok insanýn bir ev sahibi olma hayali vardýr.

Çalýþýp didinip, diþinden týrnaðýndan arttýrýp meydana getirdiði birikimle baþýný sokacaðý bir hanesi olmasýný ister.

Dar gelirli birisi için ise ev sahibi olmak hayal olmaktan öteye geçememektedir. Asgari ücretle çalýþan bir vatandaþ için hayalden de ötesi…

Aylýk 8500 TL ücret alan bir çalýþanýn, maaþýnýn 5 bin TL’lik bölümü ile aylýk taksitler ödese bile yýllýk 60 bin TL ile ev sahibi olmasý mümkün deðildir.

Deprem sonrasýnda yeniden yapým maliyetinin, 80 metrekarelik bir konut için yaklaþýk 1 milyon Türk Lirasý olduðunu bir piyasada dar gelirli bir ailenin aylýk ödemelerle ev sahibi olmasý pek mümkün görünmemektedir.

Diðer taraftan yüksek gelirli kiþilerin sayýsýný bile hatýrlamadýðý kadar ev sahibi olmalarýnýn ve bu evlerin aylýk kiralarý ile gelir elde etmelerinin konut piyasasýný doðrudan etkilediði bilinmektedir. Diðer bir ifade ile son 2 yýlda konut fiyatlarýnýn 5 katýndan fazla arttýðý bir ortamda konut sahibi olmak bir yatýrým olarak deðerlendirilmektedir.

Ülkemizin çalýþan nüfusunun yaklaþýk %60’ýnýn asgari ücretli olduðu bilinmektedir. Bu durumda çalýþan nüfusun büyük bir bölümünün ev sahibi olmasý mümkün deðildir.

Çalýþanlarýn ev sahibi olabilmesi için maaþlarýnýn artmasý gerekliliðinin yaný sýra konut sahibi olmanýn yatýrým aracý olmaktan çýkarýlmasý da gerekmektedir. Barýnma ihtiyacýnýn da yeme, içme, solunum yapma gibi temel bir ihtiyaçlardan biri olduðunu düþündüðümüzde devletlerin vatandaþlarýna bu imkaný sunabilmesi gerekmektedir.

Peki mümkün mü?

Geliþmiþ ülkelerde uygulanan modeller incelendiðinde devletin vatandaþlarýna barýnma desteði sunduðu, ev sahibi olmak isteyenlere ödeyebileceði miktarlarla seçenekler sunduðu bilinmektedir. Bu nedenle de konut edinmenin bir yatýrým olmaktan çýktýðý görülmektedir.

Bu noktada hem depremzedeleri hem de dar gelirlileri konut sahibi yaparken hem de tarým arazilerini koruyacak bir fikir zihnimde canlanýyor.

Bir ailenin konaklama ihtiyacýndan fazlasý olan konutlarýnýn devlet tarafýndan satýn alýnarak depremzedelere(ücretsiz) ve de konut sahibi olamayan ailelere uzun vadede ödeme seçenekleri ile devredilmesi fikrinin uygulanabilirliðini üzerine uzunca düþünüyorum.

Örneðin: Bir ailenin 18 yaþýndan büyük her bireyi için 1 ev sahibi olma hakký olduðunu düþünelim. Yani bir kiþinin en fazla bir ev sahibi olabileceði bir sistem…

Bu sistemde ikinci, üçüncü belki de dördüncü ev konumunda olan birçok konut fazlalýk durumuna düþecektir. Bu durumda olan konutlarýn sahiplendirilmesi ile hem ihtiyacý olan ailelerin barýnma sorunu çözülebilecek hem de tarým arazilerinin korunmasý saðlanabilecektir. Yani ilk etapta oturulmayan ya da ihtiyaç fazlasý evler devlet tarafýndan satýn alýnacaktýr. Ardýndan devlet tarafýndan satýn alýnan evler, ev sahibi olmak isteyenlere uygun ödeme seçenekleri ile devredilecektir. Bu yöntem ile konut sorununun çözülebileceðini ve doðanýn daha az tahrip edileceðini düþünmekteyim.

Ýngiliz bilim insaný Bacon’un da belirttiði gibi: ‘Evler; içinde oturulsun diye yapýlýr karþýdan seyredilsin diye deðil, bu sebeple rahatlýk, gösteriþten üstün tutulmalýdýr.



ARÞÝV YAZILAR