Almanya’nın kuzeyindeki Mirow Sarayı’nda resmi nikâh kıyıldı ve Hande Macit ‘Mecklenburg Düşesi’ ünvanını da aldı. 2023 yılında çiftin bir oğlu dünyaya geldi. Adı Leopold oldu. Böylece Mecklenburg ailesinin yeni nesli dünyaya gelmiş oldu.

Masalcı: İlhan KARAÇAY
Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken, pireler berber iken, Rotterdam’da yaşayan bir Türk kızı varmış. Kızın adı Hande Macit’ti. Mersin’in Tarsus ilçesinde doğmuştu. Genç yaşta dünyayı görmek ve eğitim almak için Hollanda’ya gelmişti. Rotterdam’da üniversite hayatına başlamış, yeni bir şehirde kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenmişti.
Weekendje Rotterdam? 25x bezienswaardigheden & tips wat te doen! Rotterdam’ın rüzgarlı sokakları, tramvayların sesi, kanalların kıyısındaki günlük hayat… Hande Macit için hayat tam da böyle akıyordu. O günlerde kimsenin aklına gelmezdi, Rotterdam’da yaşayan bu Türk kızının yolunun bir gün Avrupa’nın eski hanedanlarından biriyle kesişeceği… Ama hayat bazen insanın karşısına gerçekten masal gibi hikâyeler çıkarır.
BİR EĞLENCEDE BAŞLAYAN TANIŞMA
Yıl 2019. Hande Macit bir arkadaş eğlencesine gider. Kalabalığın içinde biri yanına yaklaşır. Selam verir. Sohbet ederler. Tanışırlar.
Hande için bu, sıradan bir tanışma gibi görünür. Konuştuğu kişinin adı Georg Alexander von Mecklenburg’dur. Bir süre sonra Hande şaşırtıcı bir gerçekle karşılaşır. Tanıştığı kişi sıradan biri değildir. Almanya’nın köklü soylu ailelerinden Mecklenburg Strelitz hanedanının veliaht prensidir. Hande Macit daha sonra verdiği bir röportajda, tanıştığı kişinin prens olduğunu yaklaşık iki hafta sonra öğrendiğini anlatır. Ama o zamana kadar zaten aralarında bir bağ kurulmuştur. Prens Alexander Rotterdam’a gelmeye devam eder. Ziyaretler sıklaşır. Tanışıklık kısa sürede güçlü bir ilişkiye dönüşür.
ROTTERDAM’DAN SARAYA UZANAN NİŞAN
2020 yılında çift nişanlandıklarını duyurur. Bu haber sadece aile çevrelerinde kalmaz. Avrupa’daki kraliyet çevrelerini takip eden sitelerde de yayımlanır: Bir Türk kızı, Avrupa’nın eski hanedanlarından birine gelin olacaktır.

MİROW SARAYI’NDA NİKÂH
17 Haziran 2022 günü Almanya’nın kuzeyindeki Mirow Sarayı’nda resmi nikâh kıyılır. Böylece Hande Macit bu evlilikle birlikte ‘Mecklenburg Düşesi’ ünvanını da aldı. Birkaç ay sonra 17 Eylül 2022’de Neustrelitz’deki kilisede dini düğün yapılır. Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden davetliler törene katılır. O günlerde basın bu hikâyeyi şöyle anlatır: Tarsuslu bir genç kadın Rotterdam’da bir prensle tanıştı ve Alman aristokrasisine gelin oldu.
MECKLENBURG HANEDANI
Mecklenburg hanedanının tarihi yüzyıllar öncesine uzanır. Bu aile Orta Çağ’dan itibaren Avrupa’nın önemli soylu ailelerinden biri olarak bilinir. Mecklenburg Strelitz kolu özellikle 18. ve 19. yüzyıllarda Avrupa siyasetinde etkili olmuş bir hanedandır. Ancak Almanya’da monarşi 1918 yılında sona erdi. Bugün bu ünvanlar siyasi güç taşıyan makamlar değildir. Daha çok tarihsel bir soyluluk geleneğini temsil eder. Yani “prens” ve “düşes” ünvanları bugün bir devlet görevi değil, bir aile geleneğinin devamı anlamına gelir.
ROTTERDAM’DA DEVAM EDEN HAYAT...

Masalların aksine, bu hikâyede saraylarda geçen bir hayat yoktur. Hande Macit ve Alexander uzun süre Rotterdam’da yaşamaya devam etti. Günlük hayatları birçok insanın hayatına benzer şekilde ilerledi. Alexander ormancılık ve çevre yönetimi alanında çalıştı. Hande Macit ise iş dünyasında girişimci olarak faaliyet göstermeye başladı.
MASALIN EN GÜZEL HABERİ...
2023 yılında çiftin bir oğlu dünyaya geldi. Adı Leopold oldu. Böylece Mecklenburg ailesinin yeni nesli dünyaya gelmiş oldu.
Daha sonra çocuklarının vaftizi Hollanda’nın Lahey kentinde gerçekleştirildi. Bu tören hanedan ailesinin gelenekleri çerçevesinde yapıldı.
MASAL DEVAM EDİYOR...
Bugün Hande Macit yalnızca bir prens eşi olarak anılmıyor. Mecklenburg bölgesinin tanıtımı için turizm ve kültür temalı projelerde yer aldığı, saray ziyaretleri ve tarih etkinlikleri gibi organizasyonlar düzenlediği belirtiliyor. Ama bu hikâyenin belki de en ilginç tarafı başka bir yerde saklı. Çünkü bu hikâye aslında bir saray hikâyesi değil. Bu hikâye, Tarsus’tan çıkan bir genç kadının Rotterdam’da kurduğu hayatın beklenmedik bir yola dönüşmesinin hikâyesi.
Göçmenlerin şehri Rotterdam’da başlayan bir hayat, yıllar sonra Avrupa’nın eski hanedanlarından birinin kapısına kadar uzanmış. Ve bazen hayat gerçekten insanın karşısına bir masal gibi hikâyeler çıkarabiliyor. Rotterdam’da başlayan bu hikâye ise hâlâ yazılmaya devam ediyor.






