Kış, “Rakam yok, detay yok, gerekçe yok. Sorulara doğrudan yanıt vermek yerine genel ifadelerle geçiştirilen bir metinle karşı karşıyayız. Bu yaklaşım, yalnızca bilgi vermemek değil; gerçeğin üzerini örtmektir. Vatandaşın ödediği her kuruşun hesabı verilene kadar bu konunun takipçisi olacağız.”
Cumhuriyet Halk Partisi Mersin Milletvekili Gülcan Kış, araç muayene ücretlerindeki artışlar ve TÜVTÜRK’ün mali yapısına ilişkin verdiği yazılı soru önergesine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından verilen yanıtı değerlendirdi. Kış, gelen cevabın, soruların özüne temas etmekten özellikle kaçındığını belirterek, “Bu bir cevap değil; sorumluluktan kaçınma metnidir.” dedi.
“Sorduğumuz temel soruların hiçbirine net yanıt verilmedi...”
Kış, önergesinde son derece açık ve somut sorular yönelttiklerini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “2024 ve 2025 yıllarında kaç araç muayene edildiğini, bu işlemlerden ne kadar gelir elde edildiğini, 2005 yılından bugüne TÜVTÜRK’ün toplam kazancının ne olduğunu ve bu gelirlerin ne kadarının Hazine’ye aktarıldığını sorduk. Ancak verilen yanıtta yalnızca işlem sayısı var; gelir yok, paylaşım yok, şeffaflık yok. Bu tablo, kamunun denetim yetkisinin bilinçli biçimde devre dışı bırakıldığını göstermektedir.”
“32 milyon işlem var, ama milyarların hesabı yok...”
Bakanlığın yalnızca iki yıl için toplam 32 milyonu aşan işlem sayısını açıkladığını hatırlatan Kış, bunun tek başına büyük bir ekonomik hacme işaret ettiğini belirtti:
“İki yılda 32 milyondan fazla araç muayene edilmiş. Bu kadar yüksek işlem hacminin olduğu bir sistemde, milyarlarca liralık bir gelirden söz ediyoruz. Ancak bu gelirlerin ne kadarı kamuya aktarılmış, ne kadarı şirket bünyesinde kalmış buna dair tek bir veri paylaşılmıyor. Şeffaflıktan bu kadar uzak bir tablo kabul edilemez.”
“Tekel yapı kabul ediliyor ama denetim yok...”
Kış, Bakanlığın yanıtında TÜVTÜRK’ün tek yetkili kuruluş olduğunun açıkça ifade edildiğini belirterek, bunun önemli bir tespit olduğunu söyledi:
“Araç muayene hizmeti, vatandaş için zorunlu bir yükümlülük. Ve bu hizmeti sunan tek bir şirket var. Yani vatandaşın tercih hakkı yok, alternatifi yok. Böyle bir yapıda devletin görevi, hem fiyatı hem de uygulamayı sıkı biçimde denetlemektir. Ancak görüyoruz ki denetim yok, hesap yok, açıklama yok.”
“10 dakikalık işlem için fahiş bedeller alınıyor...”
Araç muayene süresinin ortalama 5-10 dakika arasında olduğunu hatırlatan Kış, ücretlerin bu hizmetin niteliğiyle orantısız olduğunu vurguladı: “Birkaç dakika süren, standart bir kontrol işleminden bahsediyoruz. Ancak bu işlem için vatandaşlardan binlerce lira talep ediliyor. Üstelik son iki yılda bu ücretler yüzde 80’lere, bazı araç gruplarında yüzde 140’lara varan oranlarda artırılmış durumda. Bu artışların hangi maliyet kalemlerine dayandığını sorduk; buna dair de tek bir açıklama yok.”
“Kartla ödeme yapana ek yük: Hukuki dayanak yok...”
Kış, kredi kartı ve banka kartı ile yapılan ödemelerde alınan ek hizmet bedeline de dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı: “Kanun açık; kartla ödemede vatandaştan komisyon talep edilemez. Buna rağmen TÜVTÜRK ek bedel alıyor. Bakanlık ise bu durumu reddetmek yerine, ‘vatandaş tercih ederse ödüyor’ diyerek geçiştiriyor. Oysa zorunlu bir hizmette böyle bir tercih özgürlüğünden söz edilemez. Hukuki dayanağı açıklanamayan bir uygulamayla vatandaşın cebinden ilave para çıkıyor.”
“767 milyon liralık soru da yanıtsız bırakıldı...”
Kış, geçmiş yıllarda kamuoyuna yansıyan yüksek tutarlı mali işlemlere ilişkin sorularının da cevapsız bırakıldığını belirtti:
“Yaklaşık 767 milyon TL büyüklüğünde olduğu ifade edilen işlemlerin detaylarını sorduk. Hangi yıllar, hangi kalemler, nasıl bir hata hiçbirine yanıt yok. Bu kadar büyük bir tutarın açıklanmaması, kamu adına ciddi bir sorundur.”
“Maaşa yapılan zam, zorunlu giderlerle geri alınıyor...”
Kış, araç muayene ücretlerindeki artışın, vatandaşın alım gücü üzerindeki etkisine de dikkat çekti:
“Asgari ücrette yapılan artış oranına baktığınızda, zorunlu harcamalardaki artışın da neredeyse aynı hızla yükseldiğini görüyorsunuz. Yani vatandaşın geliri artıyor gibi görünürken, zorunlu giderler aynı oranda artırılarak bu artış geri alınıyor. Bu durumda maaş artışının hiçbir anlamı kalmıyor.”
“Bu cevap değil, kaçıştır...”
Kış, Bakanlığın yanıtının genel ifadelerden ibaret olduğunu ve Meclis denetimini etkisizleştirdiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Rakam yok, detay yok, gerekçe yok. Sorulara doğrudan yanıt vermek yerine genel ifadelerle geçiştirilen bir metinle karşı karşıyayız. Bu yaklaşım, yalnızca bilgi vermemek değil; gerçeğin üzerini örtmektir. Vatandaşın ödediği her kuruşun hesabı verilene kadar bu konunun takipçisi olacağız.”





