Kış, "Sayın Bakana sesleniyorum; Mersin’in kıyılarını kaderine terk etmeyin. Deniz suyu analizlerini derhâl kamuoyuyla paylaşın. Karasal kaynaklı kirliliği durduracak acil eylem planını açıklayın. Plastik atık ithalatını yeniden değerlendirin. Mersin Avrupa’nın plastik çöplüğü değildir. Bu kentin denizini de, doğasını da, insanını da korumak devletin görevidir."
Cumhuriyet Halk Partisi Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Mersin Körfezi'nde giderek büyüyen plastik ve mikroplastik kirliliğinin artık çevre sorunu olmanın ötesine geçtiğini belirterek, "Mersin kirlenmiyor; Mersin kirletiliyor. Bunun bedelini doğamız, balıkçımız, turizmcimiz ve çocuklarımız ödüyor." dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmayla Mersin Körfezi'ndeki çevre felaketini yeniden gündeme taşıyan CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, iktidarın yıllardır süren yanlış plastik atık politikalarının bugün Mersin'i ciddi bir çevre ve halk sağlığı tehdidiyle karşı karşıya bıraktığını söyledi. Yaklaşık bir yıl önce Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na yazılı soru önergesi vererek Mersin Körfezi'ndeki ekolojik bozulmaya dikkat çektiğini hatırlatan Kış, "O gün 'Mersin Körfezi alarm veriyor.' dedik. Deniz kirliliğini, su kalitesindeki bozulmayı ve halk sağlığını tehdit eden riskleri tek tek sorduk. Bakanlık ise yalnızca 'izliyoruz' demekle yetindi. Aradan geçen sürede önlem alınmadı, bugün ise Mersin sahilleri mikroplastik kirliliğiyle gündeme geliyor." ifadelerini kullandı.
"Vatandaş denizde değil, plastik atıkların arasında yüzüyor.. "
Mersin kıyılarında yaşanan tablonun artık herkes tarafından görüldüğünü belirten Kış, yaşanan çevre felaketinin yalnızca görüntü kirliliği olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.
"Mersin'de vatandaşlarımız temiz denize girmek isterken plastik atıklarla karşılaşıyor. Bu yalnızca çevre meselesi değildir. Halk sağlığı meselesidir. Balıkçılık meselesidir. Turizm meselesidir. Akdeniz'in en önemli kıyılarından biri olan Mersin'in bu görüntülerle anılması kabul edilemez."
"Sorun sadece denizde değil, karadan taşınıyor.. "
Kış, Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan teknik değerlendirmelerin, kirliliğin önemli bölümünün karasal kaynaklardan beslendiğini ortaya koyduğunu belirtti. "Mersin Körfezi'nde gördüğümüz mikroplastiklerin önemli bir kısmı drenaj kanalları ve Seyhan Nehri üzerinden Körfez'e taşınıyor. Özellikle plastik geri dönüşüm tesislerinden çıkan mikroplastikler, arıtma sistemlerinde tutulamadan sulama ve drenaj kanallarına ulaşıyor, oradan da Akdeniz'e taşınıyor. TD0 kanalı üzerinden Körfez'e ulaşan bu kirlilik artık görmezden gelinemez." Adana'da yoğunlaşan plastik geri dönüşüm tesislerinin oluşturduğu çevresel yükün yalnızca Adana'yı değil Mersin'i de etkilediğini belirten Kış, sorunun bölgesel hatta ulusal ölçekte ele alınması gerektiğini söyledi.
"Türkiye Avrupa'nın plastik atık deposu haline getirildi..."
Türkiye'nin son yıllarda Avrupa'dan plastik atık ithalatında ilk sıraya yükseldiğini hatırlatan Kış, bunun çevresel sonuçlarının artık kıyı kentlerinde açık biçimde görüldüğünü söyledi. "Çin 2018 yılında plastik atık ithalatını durdurdu. Avrupa'nın çöpleri yeni adres aradı. O adres maalesef Türkiye oldu. Bugün Avrupa'dan gelen yüz binlerce ton plastik atığın önemli bir bölümü Adana'daki geri dönüşüm tesislerinde işleniyor. Bunun çevresel yükünü ise Mersin taşıyor."
"Bir taraftan 'Sıfır Atık' diyorsunuz, diğer taraftan Avrupa'nın plastik çöplerini ithal ediyorsunuz. Bu büyük bir çelişkidir. Üstelik ithal edilen atıkların önemli kısmı yüksek kaliteli geri dönüştürülebilir malzeme değil; kirli, karışık ve ekonomik değeri düşük plastiklerden oluşuyor."
"Denizde temizlik yetmez, kaynağı durduracaksınız..."
Çevre sorunuyla mücadelede yalnızca kıyı temizliğinin yeterli olmayacağını ifade eden Kış, esas mücadelenin kirliliğin kaynağında verilmesi gerektiğini söyledi. "Bugün denizi temizlersiniz, yarın aynı plastikler yeniden gelir. Çünkü sorun kıyıda değil, kaynağındadır. Geri dönüşüm tesislerinin filtre sistemleri etkin biçimde denetlenmeden, drenaj kanalları kontrol altına alınmadan, sanayi kaynaklı kirlilik önlenmeden Mersin Körfezi'ni kurtaramazsınız."
"DSİ ve Bakanlık görevini yapmak zorunda..."
Kış, Devlet Su İşleri'nin sorumluluğundaki drenaj kanallarının etkin biçimde denetlenmesi gerektiğini belirterek Çevre Bakanlığı'na çağrıda bulundu. "Karasal kaynaklı kirliliğin önlenmesi için Devlet Su İşleri tüm drenaj kanallarında etkin denetim yapmalıdır. Çevre İl Müdürlükleri plastik geri dönüşüm tesislerini çok daha sıkı denetlemelidir. Gerekirse idari yaptırımlar uygulanmalıdır. Çevreyi korumak yalnızca rapor hazırlamak değildir; kirlenmeyi kaynağında durdurmaktır."
"Mersin Avrupa'nın plastik çöplüğü değildir..."
Kış, açıklamasını Çevre Bakanı'na çağrıyla tamamladı. "Sayın Bakana sesleniyorum; Mersin'in kıyılarını kaderine terk etmeyin. Deniz suyu analizlerini derhâl kamuoyuyla paylaşın. Karasal kaynaklı kirliliği durduracak acil eylem planını açıklayın. Plastik atık ithalatını yeniden değerlendirin. Mersin Avrupa'nın plastik çöplüğü değildir. Bu kentin denizini de, doğasını da, insanını da korumak devletin görevidir."





