Yıllar boyu toplumları, insanları sıcak silahlı çatışmalarla birbirine kırdıran emperyalizm makas değiştirdi.
Büyük çaplı savaşların maliyetli olduğunu saptayan emperyalizm, kurgu ve müdahalelerini ekonomik alana kaydırırken, silah sanayinin çarkının dönmesi adına da lokal çatışmaların kuluçkalığını sürdürüyor.
Emperalizme karşı verilen Ulusal Bağımsızlık Savaşı'yla kurulan Türkiye Cuhuriyeti beceriksiz politikacı esnafın elinde her yönden yıkıma uğradı; uzun vadeli planlar geliştirilip ugulamak yerine ssürekli bahaneler uydurulup günü kurtarma tezgahları kuruluyor…
Ekonomik kiz bizim gibi geri bıraktırılmış ülkelerin kolunu kanadını kırıp çaresiz bırakır!
Panait Istrati’nin roman kahramanlarından Adrien,”Tuh!...Hayat Tanrısal bir dolandırıcıdan başka bir şey değilmiş.”der.
Bu memleketin namuslu aydınları Amerika’nın başını çektiği emperyalistlerin aralarında ülkemizin de bulunduğu mazlum uluslara, ayarttığı taşeronları aracılığıyla zulmettiğini yıllardır haykırıyorlar!
Çoğumuz daha ana rahmine bile düşmemişken Cahit Külebi,” Önce Kristof Kolomb buldu Amerika'yı / Sonra biz / Umutlar azaldı, günden güne, mutluluklar / Ve ekmeğimiz / Bir çocuk ağlarsa dağ başında / Gözyaşında Amerika akar / Vurdularsa birini, kanı şorladıysa / Bilin ki o kurşunlarda Amerika var / Kişi kişiye köle tutulduysa, asıldıysa / Darağaçlarında Amerika var / Ama biz yine de direneceğiz / Sonuncumuza kadar.” demişti, kulak verilmedi!
Sahi Nazım Hikmet, hain ilan edilip vatandaşlıktan niçin çıkarıldı?
68 kuşağının solcu gençleri İstanbul’a demirleyen 6. Filoyu protesto ederken onlara kimler saldırmıştı?
Emperyalizm denen canavar kanla beslenir.
Daha da semirmesini sağlayacak kan için her yola başvurur.
Ülkeleri ülkelere, insanları insanlara kırdırır.
Geliştirdiği taktiklerle bir anlamda insanlığın kökünü kurutan acımasız uygulamaları öylesine sinsice hayata geçirir ki akıl sır ermez.
Adeta bin bir surat gibidir!
Köklü devletleri yıkıp kukla devletçikler oluşturur!
Uzağa gitemeye gerek yok, Avrupa'ya bakmanız yeter...
Doğal gelişme gibi görülen operasyonlarını taşeronlar aracılığıyla yürütür!
Gözüne kestirdiği sömürü bölgelerinin insanlarını önce özünden uzaklaştırır.
Kendine yabancılaşan toplum, zamanla öz değerleriyle kavgalı hale gelir!
Bütün bu gelişmeler emperyalizmin değirmenine su taşıyıp onun çarkını döndürür, o çarkın dişlilerini mazlum ulusların kanı yağlar hep!
Bin bir surat emperyalizm bazen güler yüzlüdür, bazen despot!
Çevre koruması, insan haklarını geliştirme, insani yardım gibi çeşitli bahanelerle girdiği ülkeler kısa sürede yangın yerine dönüşür!
İç çatışmalar çıkar, kundaktaki bebeler, dişi dökülmüş dedeler, nineler ölür, insanlar kuru yaprak gibi savrulup yerinden yurdundan olurlar!
Güncel örnek bizimde içinde bulunduğumuz Ortadoğu Coğrafyası!
Bu canavarın yeryüzünde öyle çok kurbanı var ki sayılarla ölçülemez!
Kurbanlar, kimin kurbanı olduklarını dahi bilmezler!
Verdiği Ulusal Bağımsızlık Savaşı ile kendinin iradesine karşın kurulan Türkiye Cumhuriyeti de hedefindedir!
Güncel gelişmeler sağduyuyla değerlendirilip ülkenin birlik ve bütünlüğü için gerekli önlemler alınmalıdır!
Unutulmamalıdır ki, mevcudu koruyamayan yeni kazanılar elde edemez!