Ah, kadirbilmezlik...

Her gün dünü ararken, gördüklerimizden de geri kalýyoruz!
Oysa ne yakýcý duygudur kiþinin çoðalýp oylumlandýðý deðerlerden yoksun kalmasý…
Tüketim kültürsüzlüðünün dayattýðý bencilliðin egemen olduðu içinden geçtiðimiz süreçte, yaþlý-emeklili ve dönülmeze göçenlere karþý takýnýlan duyarsýzlýðý düþündükçe geçmiþe savruluyorum…
1990’lý yýllarda Ýçel Sanat Kulübü çatýsý altýnda, neredeyse her Nisan ayýnda "Mersin Liselileri Haftasý" düzenlenir, kentte dolu dolu sanat solunurdu!
Ne acýdýr ki o güzel günler buruk bir aný þimdilerde!
Hey gidi günler, Gazanfer Uðural’ýn öncülüðünde Ýstanbul'da kurulan Mersin Liselileri Derneði üyeleri, Nisan baþýndan itibaren bulunduklarý kentlerden Mersin’e akýn eder, kültür-sanat adýna yapýlan ve yapýlmasý gerekenler üzerine kafa yorulurdu…
Çaðdaþ sanat her dalda kan kaybederken, salonlarýnda birbiri ardýna sergiler açýlýp konserler düzenlenen Ýçel Sanat Kulübü, birazda yöneticilerin tutarsýzlýðý sonucu dar bir alan sýkýþtý!
Hamuru almadan vermenin erdemiyle yoðurulu yanýk bir Mersin sevdalýsý olan Gazanfer Uðural, maddi ve manevi desteðiyle kenttedeki kültür ve sanatý ileri noktalara taþýyan lokomotifin gönüllü ateþçisiydi aslýnda…
O güzel insan 24 yýl önce dönülmeze göçmüþtü...
Çýkaramadýnýz mý yoksa?
Hani, her yýl yaklaþýk 130-150 üniversiteli gencimize karþýlýksýz burs saðlayan Mersin Liselileri Derneði kuruculmadýna öncülük edip derneðin kurumsallaþmasýný da saðlamýþtý ya; sanata tutkun herkes hamilik yapan, hastalarýn tedavisini üstlenen, hiçbir konuda “Bana ne!” demeyip kafasýný kuma gömmeyen o yiðit insaný ne çabuk unuttuk?
Onu her anýmsayýþýmda kadirbilmezliðin ayýbýyla yüzüm kýzarýr!
Gaznafer Uðural’ýn gençliðinde havasýný soluyup dolaþtýðý yerlere isminin verilip anýsýnýn yaþatýlmasýný az gündeme getirmedik!
Baþta Büyükþehir olmak üzere bütün belediyelere seslendik, dönemin Mezitli Belediye Baþkaný Uður Yýldýrým’ýn duyarlýlýðýyla ismi Mezitli’de bir parka verilebildi!
Gönül isterdi ki benzer duyarlýlýðý Akdeniz Belediyesi’nden görelim, çünkü Gazanfer Uðural’ýn Mersin günleri Mesudiye Mahallesi’nde geçmiþti!
Hep yinelerim, arkasýnda güzel ayak izleri býrakarak dönülmeze gidenlerin geride kalanlarýn anmasýna ihtiyacý yoktur!
Onlar taht kurduklarý gönüllerde zaten yaþýyorlar!
Vurguncunun, talancýnýn gýrla gittiði günümüzde, güzel insanlarý yeni nesiller örnek olarak sunalým ki, insani hasletler geleceðe taþýnabilsin!
Gelin görün ki þimdilerde, ”Kral öldü, yaþanýn yeni kral!” anlayýþý egemen!
Ne zaman kadirbilmezlik üzerine düþünsem Pir Sultan’ýn “Hani benim ile lokma yiyenler / Caný baþý dost yoluna koyanlar / Sen ölmeden ben ölürüm diyenler/ Dostlar da geriye kaçtý bulunmaz...” dizelerinin yakýcýlýðýný iliklerinde duyumsarým.
Ýnsanlýðýn kanayan yarasýdýr kadirbilmezlik...





