Narsistlerin İhaneti
Bazı insanlar vardır…
Bir ortama girdiklerinde ışığı değil, karanlığı taşırlar. X Gülüşleri parlaktır ama içlerinde dipsiz bir kuyu bulundururlar. İşte narsist kişilik tam da budur: Göz alıcı bir görünüşün ardında çürümüş bir öz.
Narsist insan önce büyüler. Sözleri baldır, ilgisi ateş gibidir. Ama bu ateş seni ısıtmak için değil, yavaşça yakmak içindir.
Onlar için sevgi, bir duygu değil; bir araçtır. Ve o araç, seni yönetmek, şekillendirmek, kendi egosunun harcına katmak içindir.
Sonra bir gün… kandırma, yalan, ihanet gelir. Sessiz, kokuşmuş ve sinsice.
Ama ihanetin ve kandırılmanın kendisinden daha acı olan bir şey vardır:
Gerçeği öğrenene kadar seni seninle dövmesi.
Narsist kişi, gerçekleri saklamakla kalmaz; seni suçlar, seni küçültür, seni kendine yabancılaştırır.
“Sen abartıyorsun.”
“Sen hayal kuruyorsun.”
“Sen zaten sorunlusun.”
Aslında “sen” dediği, kendi günahını örtmek için kullandığı bir perdedir.
Çünkü narsist zayıflığını saklamak için en kolay yolu bilir:
Suçu başkasına yüklemek onun için basit bir beceridir.
Bir bakmışsın, sorgulayan sen değilmişsin; sorgulanan sen olmuşsun.
Kıskanç, huzursuz, şüpheci…
Oysa ortada kıskançlık yoktur; içindeki ses yıllardır çığlık çığlığa gerçekleri söylemeye çalışmaktadır.
Ve bir gün gerçek patlar.
İtiraf gelir.
Ama o itiraf bile bir yüzleşme değil, bir gösteridir.
Narsist kişi için gerçek itiraf, vicdan temizliği değil; yeniden kontrolü ele alma hamlesidir.
Çünkü onlar için hata yapmak değil, yakalanmak utanç vericidir.
Sevmemek değil, terk edilmek yaralayıcıdır. Aldatmak değil, kaybetmek acıtır.
İşte tam bu yüzden senin acın, onun için sadece bir eğlencedir.
Ama bilmesi gereken bir şey var: Seni kıran kazanmaz.
Seni aldatan değer kaybeder.
Ve seni manipüle eden, sonunda kendi oyununda boğulur.
Sen ise…
Yeniden doğarsın.
Çünkü senin sevgin samimidir.
Senin güvenin gerçektir.
Senin yaraların, insan olduğunun kanıtıdır.
Narsist insanlar hayatın aynalarını kırarlar; ama sen, o kırık aynanın arkasından kendi yüzünü yeniden görmeyi başaran kişi olmalısın.
Bugün geriye dönüp baktığında belki hâlâ sızlıyor yüreğin.
Ama şunu yaz bir kenara:
Bir narsist tarafından kandırılan kişi suçlu değildir.
Sadece fazla sevmiştir.
Fazla inanmıştır.
Ve fazla temiz kalmıştır.
Bu dünyanın suçu değil bu.
Bu, senin seçtiğin bir erdem.
Ve bir gün biri sana yine yalan söylemeye kalkarsa gözlerinin içine bakıp şunu söyleyebilirsin:
“Ben kendi karanlığımın içinden çıktım. Senin gölgende kaybolacak değilim.”
Çünkü sonunda kazanan, ihaneti yapan değil…
İhaneti tanıyıp kapıyı kapan kişidir.





