Doðu Akdeniz’de Kartlar Yeniden Daðýtýlýrken: Suriye’ de Bir "Amerikan Baharý" mý?
Savaþýn belirsizliklerle dolu bulutlarý henüz tam anlamýyla daðýlmamýþken, Suriye’de, geçtiðimiz günlerde dünya enerji piyasalarýný sarsan, siyasi baþkentleri þaþýrtan bir geliþme yaþandý…
4 Þubat 2026’da Þam’daki Halk Sarayý’nda atýlan imzalar, sadece petrol ve gaz arama çalýþmalarý için bir baþlangýç deðil; ayný zamanda bir devrin kapanýp yenisinin açýldýðýnýn ilanýydý.
Suriye Petrol Þirketi (SPC), yanýna ABD’li enerji devi Chevron ve Katarlý UCC Holding’i alarak Akdeniz’in derinliklerine inme kararý aldý. Üstelik bu imza töreninde, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ýn "mihmandarlýk" yapmasý, jeopolitik bir satranç hamlesinden çok daha fazlasýný anlatýyor.
2013 yýlýnda Esad yönetimi benzer bir imza için Rus Soyuzneftegaz ile masaya oturmuþ ancak iç savaþ o anlaþmayý imkânsýz kýlmýþtý. Bugün ise Ahmed al-Sharaa liderliðindeki yeni yapý, yönünü açýkça güç bakýmýndan ABD’ ye ve finansal destek bakýmýndan Körfez’e çeviriyor.
ABD’nin Chevron üzerinden bölgeye giriþi tesadüf deðil. Chevron, zaten Ýsrail açýklarýndaki devasa Leviathan sahasýnýn da iþletme operatörü.
Bir baþka ifadeyle Ýsrail’ den Suriye’ ye ve bir adým ötesinde Türkiye sahillerine kadar Doðu Akdeniz’ in potansiyelini vakýf olmasý bir yana zaten ekipmanlarýyla bölgeyi deðerlendirmeye hazýr ve nazýr konumda…
Chevron’ un þimdi Suriye karasularýna Katar sermayesini yanýna alarak girmesi, Doðu Akdeniz’deki enerji koridorunun artýk tek bir elden, bir Amerikan-Körfez koordinasyonundan yönetileceðinin sinyali. Bir baþka ifadeyle ve bugünkü hesaplamalarla 1 trilyon dolarlýk rezervlerin yeni güç dengeleri de göz önünde bulundurularak deðerlendirilmesi söz konusu olacak…
Peki, bu arayýþýn sonunda ne var? Veriler tek bir yeri iþaret ediyor: Levant Havzasý.
Uzmanlar bu havzada keþfedilmeyi ve bir adým sonrasýnda çýkarýlmayý bekleyen 150-200 TCF (trilyon kübik feet) doðal gaz rezervi olduðunu tahmin ediyor. Rakamlar karmaþýk gelebilir, þöyle basitleþtireyim:
Küresel anlamda bugün kanýtlanmýþ rezervler (2024-2025 verilerine göre) 200-210 tcm civarýnda ve Rusya 38 tcm, Ýran 34 tcm, Katar 24 tcm dünyanýn an itibariyle en büyük tedarikçileri de ayný zamanda…
Levant bölgesinde varlýðý bilinen yanýnda keþfedilmeyi bekleyen rezervlerle ayný potansiyele sahip bir olasý zenginlikten söz ediyoruz ki bu, bugünkü fiyatlarla yaklaþýk 1 trilyon dolarlýk bir servet demek.
Eðer bu rezervin sadece %10’u bile gün yüzüne çýkarýlabilirse, bölge ekonomisine 100 milyar dolarlýk bir cansuyu akýtýlacak…
Daha da önemlisi, bu potansiyel Avrupa için bir "kurtuluþ reçetesi" olabilir. Katar’ ýn mevcut üretimine eklemlenerek çýkarýlacak Levant Havzasý’ndaki gazýn Kýbrýs veya bir uzlaþma saðlanýrsa Türkiye üzerinden Avrupa’ ya ulaþtýrýlmasý Rusya ve Ýran orjinli doðal gaza Avrupa’nýn mevcut baðýmlýlýðýný da sona erdirilmesini saðlayabilir…
Refah mý, Yeni Bir Baðýmlýlýk mý?
ABD’li temsilci Barrack, Suriye halkýnýn "kýrýlmaz ruhu"ndan ve refah dolu gelecek" ten bahsediyor. Kulaða hoþ gelen bu diplomatik söylemlerin sahada bir karþýlýðý var mý ve bu ne kadar gerçekçi sorusunun yanýtý ise o kadar basit deðil.
Bir arama kuyusu açmanýn maliyeti 150 milyon dolar civarýnda ve denizin derinliklerinden ne çýkacaðý hiçbir zaman yüzde 100 garanti deðil.
Bölge için hesaplanan yatýrým tutarý ise ilk etapta 20 milyar dolar ve istikrar bir yana henüz güvene kavuþmamýþ bölgeye sonu kesin olmayan bir macera için kimse gelip böyle riskli iþe kalkýþýr mý?
Kaldý ki, Suriye’nin karasal petrol sahalarý bile yýllardýr bakýmsýzlýktan can çekiþirken, bu devasa offshore yatýrýmýnýn teknolojik ve finansal yükünü sýrtlanacak sermaye ve ekipman Levant bölgesinin sahillerine hangi güvencelerle gelecek?
Asýl soru þu: Bu devasa servet, savaþýn yorgun düþürdüðü Suriye halkýnýn sofrasýna ekmek mi olacak, yoksa her zaman olduðu gibi yeni bir bölgesel güç mücadelesinin mezesi mi olacak?
Suriye deniz sahasýnda Chevron logolu platformlarýn görülmeye baþlamasý, bölgede "Rus etkisi"nin zayýfladýðýnýn ve "Körfez destekli Amerikan etkisinin" perçinlendiðinin en somut kanýtý…
Eðer þeffaflýk saðlanýr ve jeopolitik gerilimler bu projeyi boðmazsa, Doðu Akdeniz sadece bir enerji havzasý deðil, Suriye için ekonomik kaküllerinden yeniden doðuþa da yol açabilir. Ancak tarih bize þunu öðretti: Ortadoðu’da enerji, bazen refah çoðu zaman da kan ve gözyaþýna yol açan lanet demek…
Umalým ki bu kez, Akdeniz’in mavi sularý doðal kaynaklarýn zenginliðini yaratsýn ve baþta acýlar içinde geleceði anlamýna gelen bir kuþaðý kaybetmiþ Suriye halklarýna refah ve huzur getirsin…





