Barýþ Eroðlu | ÇOCUKLARDA DÝKKAT MESELESÝ | MERSİN MOZAİK
Barýþ Eroðlu

Barýþ Eroðlu

ÇOCUKLARDA DÝKKAT MESELESÝ


Sýnýfta oturamayan çocuðu suçlamak kolay. “Dikkatini veremiyor”, “yerinde duramýyor”, “odaklanamýyor” demek de öyle...

Peki, kim aldý bu çocuklarýn dikkatini? Dikkati nereye gitti?

Bir sýnýfa giriyorsunuz. Kýrk dakika boyunca susmasý, dinlemesi, anlamasý, not almasý beklenen çocuklar… Ama ayný çocuklar, cebindeki internete baðlý cihazda 15 saniyede bir deðiþen görüntülere alýþmýþ. Hayatlarý hýzla akýyor, biz onlardan yavaþ bir dünyaya sabýr istiyoruz.

Sonra dönüp diyoruz ki: “Bu çocuklarda dikkat problemi var.”

Doðru mu? Var mý? Bu çocuklarda deðil, bu düzende problem var.

Biz hâlâ ayný þeyi yapýyoruz: Anlat, yazdýr, sustur, yazýlý yap... Ve sonra sonucu “baþarý” diye adlandýr.

Oysa gerçek þu: Çocuklar derse deðil, anlamsýzlýða odaklanamýyor.

Bir öðrenci, neden öðrendiðini bilmediði bir konuyu neden dinlesin? Bir çocuk, sadece sýnavda çýkacak diye neden zihnini zorlasýn? Unutulmamalýdýr ki, hayatla baðý kopmuþ bir bilgi, çocuk için sadece yüktür.

Ve biz bu yükü her gün biraz daha artýrýyoruz.

Daha uzun ders saatleri, daha fazla konu, daha fazla ödev…

Ama daha az dikkat, daha az ilgi, daha az öðrenme.

Sonra ne yapýyoruz?

Taný koyuyoruz. Etiket yapýþtýrýyoruz. “Dikkat Eksikliði ve Hiperaktivite Bozukluðu olabilir” diyoruz. Peki þu soruyu sorabiliyor muyuz?

Bu sistem saðlýklý bir çocuðun dikkatini koruyabilecek mi?

Eðer cevap “hayýr” ise, sorun çocukta deðil, sistemdedir.

Çünkü dikkat bir emirle gelmez. Dikkat, anlamla gelir. Hareketle güçlenir. Merakla büyür.

Ama biz ne yapýyoruz?

Çocuðu sýraya sabitliyoruz, bedenini susturuyoruz, zihninden performans bekliyoruz.

Bu bir eðitim modeli deðil, bu bir sabýr testi oluyor.

Ve çocuklar bu testte “baþarýsýz” oldukça, biz sistemi deðil, çocuðu eleþtiriyoruz.

Oysa yapýlmasý gerekenler çok açýktýr:

Dersi kýsaltmak, hareketi artýrmak, öðrenciyi pasif deðil aktif hale getirmektir.

Ama bunlar zor. Çünkü sistem ya da öðretici bildiðinden vazgeçmek deðiþmek istemez.

Kolay olan ne?

Çocuða “dikkatini topla” demek.

En zor olan ne?

O dikkati hak eden bir eðitim modeli kurmak.

Bugün geldiðimiz noktada gerçek þu: Biz çocuklara dikkat öðretmiyoruz.

Biz onlarýn dikkatini tüketiyoruz.

Ve sonra dönüp soruyoruz: “Bu çocuklar neden odaklanamýyor?”

Cevap çok basit:

Çünkü biz onlarýn odaklanabileceði bir eðitim ortamý kurmadýk.

Doðruyu bildiðimiz halde uygulamada güçlük çekiyorsak oturup bir düþünmeliyiz...

Geleceðimizi þekillendirdiðimiz eðitim ortamlarýnda kolaycýlýða kaçmak yerine kalýcý çözümler üretmeliyiz.



ARÞÝV YAZILAR