Barýþ Eroðlu | Mesleki Açlýk Mý? Mesleðin Açlýðý Mý? | MERSİN MOZAİK
Barýþ Eroðlu

Barýþ Eroðlu

Mesleki Açlýk Mý? Mesleðin Açlýðý Mý?


Öðretmenler için mesleki açlýk, öðrenme tutkusunun ve kendini geliþtirme arzusunun hiç sönmemesidir. Sýradanlaþmadan; daima daha iyiyi baþarma, yeni öðretim yöntemleri deneme ve öðrencilerde fark yaratma isteðini ifade eder. Bu açlýk, öðretmenleri sýradanlýktan kurtaran en temel güdülenme kaynaðýdýr. Öðretmenler yaptýklarý çalýþmalarý bir iþ olarak görmezler. Maddi kaygýlar ilk sýrada deðildir. Öðrencinin mutluluðu öðretmenin de mutluluðudur…

Ulu Önderimiz Atatürk’ün de "Öðretmenler! Yeni nesli, cumhuriyetin fedakâr öðretmen ve eðitimcileri, sizler yetiþtireceksiniz. Ve yeni nesil, sizin eseriniz olacaktýr’ sözleri ile belirttiði gibi öðretmenler ülkelerin geleceklerini inþa ederler.

Ülkelerin geleceklerini inþa ettiðini söylediðimiz öðretmenler, bugün kendi geleceklerini hesap kitap yaparak kurmaya çalýþmaktadýrlar. Eskilerin kullandýðý “öðretmen maaþýyla geçinmek” kavramý belki mütevazý görünmekteydi ama onurlu bir kavramdý. Þimdilerde ise öðretmenler ay sonunu deðil, ayýn ortasýný görebilmenin hesabýný yapmak zorunda kalmaktadýr.

Eðitim camiasýný, öðretmenlerin mesleki açlýklarýný konuþmasý gerekirken maalesef ki bu meslek gurubunun ekonomik açlýðýný konuþmak zorunda kalmaktadýr.

TÜRK-ÝÞ tarafýndan Nisan ayýnda açýklanan verilere göre açlýk sýnýrý yaklaþýk olarak 35000 TL, yoksulluk sýnýrý ise yaklaþýk olarak 113000TL’dir. Bu rakamlar bizlere öðretmenlerin açlýk sýnýrý ile yoksulluk sýnýrý arasýnda sýkýþtýðýný ifade etmektedir.

Bu durumda öðretmenlerin karþý karþýya kaldýðý durum þudur:

Market raflarýna bakýp ürünleri geri býrakmak…

Elektrik faturasýný görünce bir hafta tasarruf planý yapmak…

Kira artýþýný duyunca ikinci bir iþ düþünmek…

Tatil planý yapamamak…

Bütün bunlarýn ardýndan da ertesi sabah sýnýfa girip çocuklara umut aþýlamaya çalýþmak…

Bugün, öðretmenlik yalnýzca bir meslek deðil, ekonomik dayanýklýlýk ve sabýr sýnavýna dönüþtürülmüþ durumdadýr. Kýsaca EDSS diyebiliriz.

Enflasyon yükseldikçe maaþlar erimektedir. Maaþ artýþlarý hissedilememektedir. Öðretmenin cebine giren para artmamakta, sadece rakam büyümektedir. Maaþlarýn alým gücü kalmamaktadýr. Çünkü gerçek hayat, maaþ bordrolarýnda deðil pazar tezgahlarýnda yaþanmaktadýr.

 

Öðretmenlerin aldýðý maaþla ev kiralamasý, çocuk okutmasý, kitap almasý, sosyal hayata karýþmasý artýk lüks gibi görülmektedir. Oysa bir toplum için en tehlikeli eþik, öðretmenlerin yoksullaþmasýnýn kabullenilmesidir. Çünkü öðretmen yalnýzca maaþ kaybetmez; motivasyon kaybeder, umut kaybeder, sahipliðini kaybeder.

Bugün birçok öðretmen ek ders peþinde koþmaktadýr. Kimisi özel derslere yönelmekte kimisi hafta sonu baþka iþ yapmakta, kimisi borçla yaþamaya çalýþmaktadýr. Ülkelerin geleceði olan çocuklarý yetiþtiren insanlarýn sürekli “nasýl geçineceðim?” kaygýsýyla yaþamasý, sadece ekonomik deðil ahlaki bir sorun olarak da görülmelidir.

Daha acýsý ise toplumun buna alýþmasýdýr.

Öðretmenler gününde söylenen:

Öðretmenler fedakârdýr, öðretmenler sabýrlýdýr, öðretmenler idealisttir sözleri sadece içi boþaltýlmýþ kavramlar olarak karþýmýza çýkmaktadýr.

Peki bir soru soralým:

Sürekli fedakârlýk beklenen bir meslek grubu, ne zaman insanca yaþamaya hak kazanacaktýr?

 

Öðretmenlerden yýllardýr sabýr istenmektedir. Çünkü öðretmenlerin çýðlýðý, yönetenlerin iþine gelmeyecektir. Sarý sendikalarýn etkisizliði de bu duruma tuz biber olmaktadýr. Geçim sýkýntýsý yaþayan öðretmenler konuþamaz sanýlmaktadýr. Unutulmamalýdýr ki:

Öðretmen yoksullaþýrsa eðitim zayýflar.

Eðitim zayýflarsa toplum çürür.

Çünkü açlýk sýnýrýnda yaþayan bir öðretmenden, dünya standartlarýnda nesiller yetiþtirmesi beklenemez.

Bugün mesele sadece maaþlar deðildir.

Mesele; emeðin deðersizleþtirmesi, bilginin itibarsýzlaþtýrýlmasý ve öðretmenlerin göz göre göre yalnýz býrakýlmasýdýr



ARÞÝV YAZILAR