Barýþ Eroðlu | KOPARILAN HAYATLAR | MERSİN MOZAİK
Barýþ Eroðlu

Barýþ Eroðlu

KOPARILAN HAYATLAR


Aðrý'da genç bir öðretmen olan Irmak Ayþe Koparan’ýn, evinde cansýz bedeninin bulunmasý hepimizi derinden üzmüþtür. Hayatýnýn baharýnda bir öðretmenin canýna kýymasý hem üzüntü vermekte hem de çeþitli yorumlara sebep olmaktadýr.

Olayýn tüm yönleriyle aydýnlatýlmasý için adli ve idari soruþturmalarýn sürdüðü bilinmektedir. Elbette ölümün nedeni resmi süreçler sonunda ortaya çýkacaktýr. Fakat bu durum, kamuoyunun ve toplumun bazý gerçeklerle yüzleþmesinin önüne geçemeyecektir.

Çünkü ortada artýk görmezden gelinemeyecek kadar ciddi bir tablo vardýr.

Türkiye'de özellikle dezavantajlý bölgelerde görev yapan binlerce öðretmen, yalnýzca eðitim vermeye çalýþmamakta; ayný zamanda ulaþým sorunlarýyla, barýnma problemleriyle ve zaman zaman da yönetsel baskýlarla mücadele etmektedir. Her vahim olaydan sonra birkaç gün konuþup sonra unuttuðumuz sorunlarýn artýk görülmezden gelinmesi mümkün deðildir.

Bir öðretmen neden görev yaptýðý yerde kendisini yalnýz hisseder?

Bir öðretmen neden sesini duyurmak için defalarca dilekçe vermek zorunda kalýr?

Bir öðretmenin yaþadýðý sorunlar neden ancak ölümünden sonra ülkenin gündemine gelir?

Asýl tartýþýlmasý gereken sorular bunlardýr.

Eðitim sendikalarý genç öðretmenimize de yeterli desteði saðlamak için giriþimci olmuþlar mýdýr?

Bazý eðitim sendikalarý öðretmenlerin özlük haklarýný savunmak yerine atananlarý mý yönetmeye çalýþmaktadýr?

Kamu kurumlarýnda görülebilen en önemli eksikliklerden biri, sorunlarý ortaya çýkmadan çözmek yerine kriz yaþandýktan sonra harekete geçmesidir. Bir çalýþanýn þikâyetleri varsa, bunlar etkin þekilde incelenmeli; çalýþma ortamýnda huzursuzluk iddialarý varsa ciddiyetle araþtýrýlmalýdýr. Çünkü kamu yönetiminin görevi yalnýzca mevzuatý uygulamak deðil, insanlarý da korumaktýr.

Bugün herkes soruþturmanýn sonucunu beklemektedir. Beklemeliyiz de. Ancak soruþturmanýn sonucundan baðýmsýz olarak þu gerçeði konuþmak zorundayýz: Öðretmenlerin çalýþma koþullarý yýllardýr hak ettiði önemi görüyor mu?

Eðitimin kalitesinden söz edenler, önce eðitim emekçilerinin yaþam koþullarýna bakmalýdýr. Bir yandan öðretmenlerden fedakârlýk beklenirken diðer yandan onlarýn karþýlaþtýðý yapýsal sorunlar görmezden geliniyorsa ortada ciddi bir çeliþki var demektir.

Bir toplum öðretmenlerine ne kadar deðer veriyorsa, geleceðine de o kadar deðer veriyor demektir. Eðer bir öðretmenin yaþadýðý sýkýntýlar ancak ölümünün ardýndan duyuluyorsa, burada yalnýzca bireysel bir acý yoktur. Biz sendikacýlarýn ve tüm idarecilerin de sorumluluðu bulunmaktadýr.

Irmak Ayþe Koparan'ýn ardýndan yapýlmasý gereken þey birkaç taziye mesajý yayýmlamak olmamalýdýr. Yapýlmasý gereken, öðretmenlerin çalýþma koþullarýný samimiyetle sorgulamak, benzer olaylarýn yaþanmamasý için somut adýmlar atmaktýr.

Aksi halde bugün yaþanýlanlar yarýn baþka bir öðretmenin ardýndan yeniden yaþanacaktýr.

Sorular yine cevapsýz kalacaktýr.

Unutulmamalýdýr ki:

"Dünyanýn Her Yerinde Öðretmenler Toplumun En Saygýdeðer Unsurlarýdýr."(M.K. ATATÜRK)



ARÞÝV YAZILAR