Avrupa plastik atýklarýnýn Çukurova ve Mersin sahillerini yok oluþa sürükleyen vahþi saldýrýsý..
Çukurova Havzasý, tarih boyunca sahip olduðu alüvyal toprak yapýsý, narenciye üretimi ve yüksek tarýmsal verimliliði ile Doðu Akdeniz’in en önemli yaþam ve üretim merkezlerinden biri olmuþtur. Mersin ise Uluslararasý özelliklere sahip limaný ve geliþmiþ lojistik aðlarýyla Anadolu’ nun dünyaya açýlan tek önemli kapýsýdýr.
Atýk yönetimi politikalarýndaki deðiþim, bu bereketli havzayý son yýllarda geri dönülmez bir ekolojik krize sürüklerken, bir zamanlar altýn kumsallarýyla övündüðümüz sahiller artýk gözlerimizin içine sokulacak boyutta yok oluþun eþiðine dayanmýþ durumda…
Aþaðýda ayrýntýlarýyla vereceðim rant pastasý öylesine büyük ki, yakýn gelecekte azalacaðýna daha da büyüyecek atýk trafiðini mevcut ‘býrakýnýz geçsinler’ anlayýþýyla durdurmak mümkün deðil…
Her þey aslýnda 2018’ de Çin'in "National Sword politikasý’ kapsamýnda plastik atýk ithalatýný tamamen yasaklamasýyla baþladý.
2017 sonuna kadar dünyanýn en büyük plastik atýk, karýþýk kaðýt vb. gibi çöp ithalatçýsý olan Çin radikal kararla her türlü katý atýk ithalatýný tümüyle engelleyen kararý aldý ve böylece baþta Avrupa, ABD, Avustralya gibi ülkeler o güne kadar Çin’ in aldýðý geri dönüþüm daðlarýyla baþ baþa kaldý…
Çin’ in tavizsiz uygulamaya baþladýðý tavizsiz politika, küresel geri dönüþüm sektörünü ciddi þekilde etkiledi ve birçok ülkede kendi içlerinde geri dönüþüm altyapýsýný geliþtirmelerini zorunlu kýldý.
Ancak bu topraklarda aþina olduðumuz ‘çareler tükenmez’ anlayýþýyla ‘yasakçý’ Çin’ e alternatif aranýrken geri kalmýþ ülkeler deðil de, Türkiye ve özellikle Çukurova bölgesi yeni çekim merkezi olarak keþfedildi…
Coðrafi yakýnlýk, ‘esnek denetim mekanizmalarý!’ ve geliþmiþ liman altyapýsý sebebiyle Mersin ve Adana ekseni, bu yeni akýþýn ana merkez üssü olarak seçildi…
Bölgenin plastik atýk ithalatý incelendiðinde, sürecin katlanarak büyüyen ivmeye sahip olduðu görülür…
2016 yýlýnda 160 bin ton olan Türkiye plastik atýk ithalat hacmi Çin' in kapýlarý kapatmasýyla yýllýk 600-660 bin ton bandýna taþýndý ki, bu günde ortalama 210 ila 240 kamyon dolusu dýþ kaynaklý plastik atýðýn Çukurova bölgesine boca edilmesi anlamýna geliyor...*
Son on yýlda AB ve Ýngiltere’ den aðýrlýklý olarak ta Mersin limanýna sevk edilen 4,7 milyon ton plastik atýktan söz ediyoruz…
Neden Çukurova ve Mersin seçildi sorularýnýn yanýtýna gelince:
Avrupa menþeli atýklarýn Türkiye genelinde homojen bir daðýlým göstermek yerine, özellikle Çukurova Havzasý'nda yoðunlaþmasý tesadüfi bir olgu deðildir. Rantiye açýsýndan oldukça akýllý seçimin arkasýnda lojistik kolaylýklar ve endüstriyel kümelenme yatmaktadýr:
Çin’ in almadýðý plastik atýklarý alabilecek Türkiye ve Doðu Akdeniz’in en büyük konteyner limanlarýndan biri Mersin atýklarýn en düþük navlunlarýyla alternatifsiz bir giriþ kapýsý…
Adana ise geri dönüþüm sanayisinin, hammadde iþleme ve plastik imalat tesislerinin Adana’ da bulunmasý, limandan indirilen çöplerin çok kýsa mesafelerde ve ucuza taþýnmasýný saðlýyor…
Bu kadar da deðil, Geniþ tarýmsal arazilerinin, drenaj kanallarýnýn ve ýssýz kýrsal alanlarýn varlýðý, yasal tesis sýnýrlarý dýþýnda kalan kalitesiz atýklarýn görünmez ellerle muhtelif yerlere dökülmesine olanak veriyor…
Gelelim atýklarla nasýl baþa çýkacaðý sorusuna doðaya saygýlý yanýt bulamayan Avrupa’nýn Teþvik Politikalarý ve Sistemin suiistimal yöntemlerine…
Batý ülkelerinde çevre politikalarý, "Geniþletilmiþ Üretici Sorumluluðu" (EPR) çerçevesinde kurgulanýrken þirketler piyasaya sürdükleri ambalaj atýklarýný geri dönüþtürmekle yükümlüdür. Ýngiltere'de uygulanan PERN (Packaging Export Recovery Note) sistemi, atýk yerel piyasada iþlenmek yerine ihraç edildiðinde ihracatçý firmaya ton baþýna hayli büyük paralarýn döndüðü prim ve belge kazancý saðlýyor…
Benzer þekilde AB üyesi ülkelerde de atýðý ülke içinde depolama ya da yakarak bertaraf etme karbon vergilerine tabi iken, atýðý "geri dönüþtürülmek üzere" Türkiye gibi kapýlarý açýk OECD ülkesine ihraç etmek muazzam bir maliyet muafiyeti getirmektedir.
Yapýlan hesaplamalar son on yýlda, ihraç edilen her bir ton plastik atýk için ihracatçý sisteme saðlanan ortalama teþviklerin 150 ila 220 Dolar/Euro arasýnda deðiþtiðini gösteriyor…
Son 10 yýlda Türkiye'ye gönderilen yaklaþýk 4,7 milyon ton atýk göz önüne alýndýðýnda, Avrupalý ve Ýngiliz üreticilerin çöplerini kendi topraklarýnda bertaraf etmek yerine ihraç ederek elde ettikleri toplam finansal tasarruf ve prim kazancý, basit hesapla 700 milyon- 1 milyar Dolar arasýnda deðiþen devasa bütçeye tekabül ediyor…
Uzmanlara göre Sistemin en büyük ve kritik denetleme noktasý, konteynerlerin gümrükleme aþamasýnda yaþanýyor…
Uluslararasý Basel Sözleþmesi'ne göre sadece temiz ve dönüþtürülebilir plastik ticareti yasal iken, kurulan rant düzeninde konteynerlerin ön yüzlerine temiz malzemeler dizilmesi; iç kýsýmlara ise biyolojik açýdan tehlikeli ve geri dönüþüm deðeri sýfýr olan plastik çöplerin koyulmasý mümkün…
Ekonomik deðeri olmayan ve tesislerde iþlenemeyen %30-%40 oranýndaki bu plastik atýklar lisanslý bertaraf tesislerine ücret ödememek adýna yasa dýþý yöntemlerle doðaya býrakýlmaktadýr. Bu çevreyi katleden iþlemlerin nasýl bir ekolojik felakete yol açacaðýný tahmin etmek zor olmasa da ana baþlýklarla özetleyeyim:
Açýk arazilerde, sulama kanalý kenarlarýnda gerçekleþtirilen yasa dýþý gece yakýmlarý neticesinde topraða ve küle karýþan kanserojen dioksin ve furan seviyelerinin, kirletilmemiþ normal topraða kýyasla 400 bin kat daha yüksek olduðu saha analizleriyle kanýtlanmýþ durumda…
Bu zehirli kimyasallar ve aðýr metaller, Çukurova'nýn topraðýna narenciye ve sebze bahçelerinin kök sistemlerine sýzarak telafisi imkânsýz sorunlara yol açmakta…
Havzaya kontrolsüzce dökülen plastik granüllerin; rüzgar, yaðmur ve akarsular vasýtasýyla denize taþýnmasý sonucu bu yýl her zamandan daha yoðun biçimde gördüðümüz üzere, Mersin sahillerini mikroplastik havuzuna dönüþtürdüðü gerçeðiyle yüzleþmek zorunda kaldýk.
Doðu Akdeniz kýyýlarýnda yapýlan deniz suyu ve sediment incelemelerinde mikro ve nanoplastik partikül oranlarýnýn vahim ötesi deðerleri bilimsel raporlarla da tespit edilmiþ bulunuyor:
ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü ve çeþitli üniversitelerin yaptýðý çalýþmalarda, Doðu Akdeniz yüzey suyunda kilometrekare baþýna ortalama 1 milyondan fazla mikro plastik partikül saptanýrken, Ýskenderun Körfezi ve Hatay-Dörtyol sahili gibi bölgelerdeki analizlerde, kilometrekare baþýna 46
milyondan fazla plastik parçacýk ( kilometrekarede yaklaþýk 14.5 ton) gibi ekstrem kirlilik seviyeleri rapor edildi. Veriler Akdeniz genelindeki en yüksek kirlilik oranlarý…
Tablo, deniz biyoçeþitliliðini tehdit etmekle kalmayýp, bölge balýkçýlýðýný ve halk saðlýðýný da doðrudan tehdit edecek boyutta…
Avrupa ve Ýngiltere'nin kendi sýnýrlarý içerisindeki "temiz ve yeþil" istatistikleri korumak adýna kurguladýðý finansal teþvik mekanizmalarý, denetim yetersizlikleri ve ticari kâr hýrsýyla birleþerek Çukurova Havzasý ile Mersin sahillerinde yapýsal bir "çevre felaketiyle sonuçlanan ilkel bir model doðurmuþ bulunuyor…
Çukurova’nýn geleceðini, gýda güvenliðini ve Akdeniz’in maviliðini korumak adýna acilen þu radikal adýmlarýn atýlmasý gerekmektedir:
En kalýcý çözüm 2017’ de Çin’ in yaptýðý gibi her türlü atýk ithalatýnýn tümüyle yasaklanmasýdýr..
Bu saðlanamadýðý takdirde kesin çözüme götürecek çok pratik ve maliyeti neredeyse sýfýr olan yöntemler de var: Örneðin, thal edilen her bir ton atýðýn limandan çýkýþýndan, tesiste iþlenip granül haline gelene kadar tüm döngüsü, dijital veri sistemleriyle izlenir; fire olarak ayrýlan kýsýmlarýn akýbeti sorgulanabilir…
Basel Sözleþmesi'nin ilgili maddeleri uyarýnca, standartlara aykýrý atýk gönderen menþe ülkelere ve ihracatçý firmalara karþý "kaynakta denetim" mekanizmalarý iþletilmeli, tespit edilen uygunsuz kargolar masraflarý ihracatçýya ait olmak üzere iade edilmeli, yitirmekte olduðumuz çevresel felaket nedeniyle yüklü tazminatlar istenmeli…
Bereketli Çukurova topraklarýnýn her türlü saldýrýya karþý korunmasý ve Mersin kýyýlarýnýn temizliði, sadece yerel bir çevre hassasiyeti deðil; Türkiye'nin tarýmsal egemenliði, gýda güvenliði ve gelecek nesillerinin saðlýk güvencesinin temel sorunudur…
* Avrupa Birliði'nin resmi istatistik ofisi Eurostat ve Basel Action Network (BAN) - EU Export Data Hub verileri





