Barýþ Eroðlu | BÝR ÖMÜR NASIL YAÞANIR?  | MERSİN MOZAİK
Barýþ Eroðlu

Barýþ Eroðlu

BÝR ÖMÜR NASIL YAÞANIR? 


Ýnsan en güzel trende düþünür. Bir konu kafaný kurcalýyorsa; yazmak, anlatmak istediðin þeyleri kafanda sýralamak istiyorsan, hatta yeniden kurmak istiyorsan, bir tren yolculuðuna çýkmalýsýn…’  Ýlber ORTAYLI 

Bu yazýmýzda okumakta biraz geciktiðim, hayattan tecrübelere dayanan bir söyleþi kitabýndan bahsetmek istiyorum. 

Hayatta Doðru Seçimler Ýçin Öneriler’ sunan bu söyleþi kitabýnýn özellikle öðrenciler tarafýndan okunmasýnýn onlarýn yaþamlarýna ‘erken dönemde’ etki etmesi bakýmýndan anlamlý olacaðýný düþünmekteyim. 

Ýnsanlar bazen bir kitap okur. Aslýnda kitap da onlarý okur.’ Ýlber Ortaylý'nýn ‘Bir Ömür Nasýl Yaþanýr’ adlý söyleþi kitabýný bitirdiðimde ben de býraktýðý izlenim bu sözün içerdiði anlam oldu. 

Çünkü bu kitap, yalnýzca "Ömrümüzü nasýl geçirmeliyiz?" sorusuna cevap aramamaktadýr. Daha da ötesinde "Kendimizi gerçekten yetiþtiriyor muyuz?" sorusunu zihinlerimize kazýmaktadýr. Kendini yetiþtirmek kavramýný ise ileri yaþlara býrakmak istememektedir.  Yirmi beþ yaþýna kadar bireylerin kendilerini yetiþtirerek topluma faydalý hale gelmelerinin öneminden de bahsetmektedir. 

Ýnsan yaþamýný þekillendirmede eðitimin önemine de vurgu yapýlan bu kitapta hem günümüz eðitim sistemine hem de farklý eðitim sistemlerine dair yorumlar da yer almaktadýr. 

Eðitim denildiðinde aklýmýza ilk gelenleri düþünelim. 

Okul, sýnavlar, diplomalar, not ortalamalarý, sertifikalar... 

Oysa Ortaylý'nýn anlattýðý eðitim bunlardan çok daha geniþ bir kavramý tanýmlamaktadýr. 

Ona göre eðitim, insanýn hayat boyu devam eden yolculuðudur. Öyle ki kendisi de ömrünün sonuna kadar hem eðitim almýþ hem de eðitmiþtir. 

Eðitimin, bir okulun kapýsýndan girince baþlamadýðýný, diplomayý alýnca da bitmediðini bu kitap okundukça daha iyi anlaþýlmaktadýr. Asýl eðitimin, insanýn kendi kendisinin öðretmeni olabildiði yerde baþladýðý üzerine vurgular söyleþi boyunca devam etmektedir. 

Tabi bu durum gençleri ilgilendirdiði kadar anne babalarý da ilgilendirmektedir. Ebeveynler olarak çocuklarýmýza sürekli "iyi bir meslek sahibi ol" telkininde bulunmaktayýz. Peki, kaçýmýz çocuklarýmýza "iyi bir okur ol", "iyi bir dinleyici ol", "iyi bir insan ol" demeyi akýl etmekteyiz? 

Belki de eksikliðimizin kaynaðý da bu durum olmaktadýr. 

Çocuklarý hayata deðil, sýnavlara hazýrlamaktayýz. 

Birkaç saatlik sýnava... 

Kitap boyunca Ortaylý'nýn üzerinde en çok durduðu konulardan biri yabancý dil öðrenimidir. 

Sadece Ýngilizce öðrenmekten söz etmemektedir. 

Dil öðrenmenin insana yeni pencereler açtýðýný anlatmaktadýr. 

Çünkü her dil, baþka bir dünyanýn kapýsý aralar… 

Baþka bir tarih... 

Baþka bir düþünme biçimi... 

Baþka bir kültür... 

Farklý diller bilmek, yalnýzca daha iyi bir iþ bulmak için deðil; dünyayý daha doðru anlayabilmek için de gerekmektedir.’ 

Kitapta dikkat çeken bir baþka nokta ise okuma alýþkanlýklarýdýr. 

Ortaylý, çok okumanýn önemini anlatýrken sadece romanlardan ya da tarih kitaplarýndan söz etmemektedir. 

Felsefe... 

Coðrafya... 

Sanat tarihi... 

Biyografi... 

Klasikler... 

Her bir türün farklý zihinsel geliþimi saðladýðýný belirtmektedir. 

Çünkü iyi eðitimin de, tek bir alanda uzmanlaþmak deðil; farklý alanlar arasýnda bað kurabilmek olduðunu belirtmektedir. 

Eðitimin iyisi müzikle, matematikle, filolojiyle ve sporla olur’ söyleminde bulunan Ortaylý, ‘Bir millet iktisadi krizle düþmez, hukuki ve kültürel yapýdaki derbederlikle düþer’ çýkarýmýnda bulunmaktadýr. 

Eðitim, kitlesel taleplerin dinleneceði yer deðildir. Çünkü eðitim, dünyanýn en önemli meselesidir. Yani insanýn bir nevi yeniden üretimidir. Bütün sistem içerisinde ilk bakýlmasý gereken yer de öðretmenlerdir.’ sözleri ile öðretmen yetiþtirme sisteminin önemini vurgulayan Ortaylý geçmiþ yýllarda Köy Enstitüleri’nin ve Eðitim Enstitüleri’nin kapatýlmasýný ise büyük kayýp olarak nitelendirmektedir. 

Eðitim sistemi için çarenin tazminat dönemindeki gibi iyi okullar kurmaktan ve elit öðretmenler yetiþtirmekten geçtiðine de özel bir vurgu da yapýlmaktadýr. ‘En çok öðretmene dikkat etmemiz lazým. Bizde model hep öðretmenlerdir. Anlattýklarýyla dünya kurarlar. Öðretmenler iyiyse toplumu kurtarýrlar’ sözleriyle bu mesleðe verilmesi gereken önemi belirtmektedir.  ‘Öðretmenler artýk rol modeli, kanaat önderi olarak aramýzda deðiller. Acilen birer lider olarak geri dönmeleri gerekiyor…’ tespiti ise bu meslek grubunun yetiþtirilmesi adýna önemlidir. 

Kitabý okurken eðitim sistemimize dair iki önemli tespit de dikkatlerden kaçmamaktadýr: 

Birincisi, ‘Ezber ve tekrar öðretimin temelidir. Lisan da, matematik de, coðrafya da ezberleyerek öðrenilir. Gençlere tavsiyem ezberi býrakmayýn…’ 

Ýkincisi ise ‘Aktif Metot’ adýyla dersi öðrenciye hazýrlatmak kolaycýlýktýr… 

Bu iki tespit de günümüzün moda yöntemleriyle çeliþmektedir. 

Ortaylý'nýn eðitim anlayýþýnda seyahat de önemli bir yer tutmaktadýr. 

Yeni þehirler görmek... 

Müzeleri gezmek... 

Tarihi sokaklarda yürümek... 

Ýnsanlarla konuþmak... 

Bunlarýn hepsi eðitimin bir parçasý olarak görülmektedir. 

Elbette herkesin dünyayý dolaþacak ekonomik imkâný olmayabilir ancak devlet eliyle bu konuda destek saðlanmasý gerektiði de vurgulanmaktadýr. 

Hiçbir eðitim sistemi, öðrenme isteði ve merak duygusu olmayan bir insaný tek baþýna yetiþtirememektedir. Öyle ki, 

Merakýn bütçesi yoktur. 

Merakýn yaþý da yoktur. 

Belki de kitabýn en güçlü yaný tam burada ortaya çýkmaktadýr. 

Okuru küçümsemeden, nasihat yaðmuruna tutmadan, hayatýn içinden örneklerle, uzun yýllarýn tecrübesi paylaþýlmaktadýr. 

Ortaylý'nýn söyleþisinde belirttiði ana düþünceler: ‘insanýn en büyük okulu, bitmeyen merakýdýr. 

Ýyi yaþamak, uzun yaþamak deðildir. Ýyi yaþamak; öðrenmeye devam etmek, kendini yenilemek, kitaplarla dost olmak, farklý fikirlere kulak vermek, yeni dilleri ve yeni yerleri tanýmak ve her yeni güne "Bugün ne öðrenebilirim?" sorusuyla baþlayabilmektir. 

Ýlber Ortaylý'nýn bu söyleþi de bizlere býraktýðý en kýymetli cümlelerden biri: ‘Bir ömür, ancak öðrenmeye devam edildiði sürece gerçekten yaþanmýþ bir ömürdür’ cümlesidir. 

Bu yazýmýzda söyleþi kitabýnýn sadece bir kýsmýndan özet olarak bahsedebildim. Kitap not alýnarak okunmasý gereken ve daha birçok alanda öneriler sunan bir deneyim kitabýdýr.  

Son olarak yazýmýzýn ilk paragrafýna geri dönmek istiyorum: 

‘Ýnsan en güzel trende düþünür. Bir konu kafaný kurcalýyorsa; yazmak, anlatmak istediðin þeyleri kafanda sýralamak istiyorsan, hatta yeniden kurmak istiyorsan, bir tren yolculuðuna çýkmalýsýn…’   

… 

Ýyisi mi? Sen al o bileti… 



ARÞÝV YAZILAR