Bedir Solmaz | Anýlar, anýlar... | MERSİN MOZAİK
Bedir Solmaz

Bedir Solmaz

Anýlar, anýlar...


Ah haylaz

Ah uçarý anýlar...

 

Yansýr zihnin aynasýndan

Kalsa da geride yaþanmýþlýklar...  

 

Tümü yürek sýzýsýdýr aslýnda

Kimimizi çoðaltýrken

Azaltýr kimimizi...

 

Aslolansa gerçek...

 

Günün çirkinliklerinin bungunluðundan biraz olsun sýyrýlma arayýþýyla geçmiþin derinliklerine dalýyorum…

 

Yarým asrý aþan zaman önce gecenin karanlýðýnda simit sattýðým çehresi deðiþen sokak ve caddeler, þimdi yerinde yeller esen sebze hali, Þadi Bey’in Fabrikasý, fabrika duvarý dibine dizili tantuniciler, içtiðimiz suyu soðutmak için Kervan Sinemasý’nýn altýndaki buz aldýðýmýz pasaj, Hastane Caddesi kaldýrýmýndaki cere satýcýlarý, çekirdek çintip film izlediðimiz yazlýk Kamer, Atlas, Eser, Özüþen, Köksal, Halkevi, Þark, Paþa ve Meram sinemalarý...

 

Mahalle aralarýnda paylaþým kültürünü tohumlayan o sýcacýk mekânlar þimdilerde alýþveriþ merkezlerine saklandýlar!

 

Yönümü Camiþerif ile Mesudiye Mahallesi’nin ayýran Fabrikalar Caddesi’ne çevirdim. Aðýrlýklý olarak eski Mersin evlerinin konumlandýðý her iki mahalle de terk edilmiþliðin derin izlerini taþýyor…

 

Maðribi Camisinin karþýsýnda ýþýldayan taþ binanýn altýndaki hayrat çeþmede yüzümü yýkayýp su içtim; yýllar önce inþa edilen ve zamana meydan okuyan yapýda sanatýn asaleti dikkat çekiyor…

 

Anýlan yapýnýn mimarýnýn Nuri Abaç olduðunu Sudi(Abaç) Abimden öðrenmiþtim…

 

Ýki sokak sonra denizden tarafa dönüp Nuri ve Sudi Abaç Aðabeylerimin baba evinin önünde duruyorum; kent kültürüne çok katkýlar saðlayan Abaç Ailesinin geride kalan evleri harabeye dönüþmüþ…

 

Solmuþ badanasý, briketlerle örülen kapý ve pencerelerini görünce yüreðim cam kýrýklarýyla çizildiðini duyumsuyorum…

 

Bu konuyu kaç kez gündeme getirdiðimin sayýsýný inanýn unuttum!

 

Eserleri dünyanýn dört bir yanýndaki koleksiyonlarda Mersinli ressam olarak anýlan, mimarlýk ve sanat alanýnda binlerce öðrenciye emek veren deðerli büyüðümüzden geriye kalan yadigar virane olarak mý kalacak?

 

Bu kentin yöneticileri ne yaparlar?

 

Söz konusu cadde ve sokaklarý bir gün olsun gezip o virane yapýlarý gördüler mi acaba?

 

Kimse kusura bakmasýn, memlekette çoðu yönetici hakkýný vermedikleri makamlarýn saltanatýný sürüyorlar!

 

Nerde o eski vali ve belediye baþkanlarý?

 

Söz valiye gelmiþken, yazýyý Sudi aðabeyimden dinlediðim bir yaþanmýþlýkla noktalayalým:

 

Mimarlýk eðitimin tamamlayan Nuri Abaç dönemim Mersin Belediyesi’nde görev yaptýðý sýrada Halkevi çevresinde bir çizim üzerine çalýþýr. O dönem böyle geliþmiþ malzemeler nerde!

Elindeki bez metreyle ölçü almak için uðraþ verirken yanýna yaklaþýp ne yaptýðýný sorarak yardým öneren ileri yaþtaki meraklýya hayýr demez.

 

Meraklý yardýmcý iþ bittikten sonra Nuri Abaç’a kendisini tanýyýp tanýmadýðýný sorunca, tanýmadýðýný söyler.

Metrenin ucundan tutan þahýs dönemin Valisi Tevfik Sýrrý Gür’dür!

Düþünebiliyor musunuz, kentin en büyük mülki amiri halkýn arasýna karýþýp çalýþan kamu görevlisinin yaptýðý iþe el atýp yardým ediyor!

Ya þimdikiler?

 

Býrakýn çalýþan görevliye yardým etmeyi, yanlarýnda koruma ordusuyla dolaþýrken hizmetine talip olduklarý vatandaþa tepeden bakýyorlar…

 

O yüce gönüllü insanlar birer masal kahramanlarý artýk…

 

Hadi gel de geçmiþi, o güzel canlarý arama!



ARÞÝV YAZILAR