Barýþ Eroðlu | NÖBETÇÝ ÇEVÝRMEN | MERSİN MOZAİK
Barýþ Eroðlu

Barýþ Eroðlu

NÖBETÇÝ ÇEVÝRMEN


‘Biz ne diyoruz, karþýmýzdaki ne anlýyor?

Nasýl oluyor da bu ikisi birbirinden bu kadar farklý olabiliyor?

Genel anlamda hayatýn akýþýndaki en basit anlarýmýzda bile ne çok ihtiyacýmýz var deðil mi, kara kutumuzun içindekileri anlatabilmeye ve doðru anlaþýlmaya?’

Bu yazýmýzda, son günlerde okuma fýrsatý bulduðum bir þiir kitabýndan bahsetmek istiyorum.

Okudukça hayata dair ne varsa zihnimde canlanan bir kitaptan…

Yazarýn yaþanmýþlýklarýný, duygularýný ve düþüncelerini kendi þiirleri ile kurduðu iliþkilerle yazýya döktüðü satýrlardan…

O satýrlar her bellekte farklý anlamlar buluyor belki…

Ama yazarý tanýdýkça duygularýn da tadýna varýyorsunuz.

Savaþkan ÝLMAK, yaþam pýnarýndan akan anýlarýný heybesine toplamýþ bir eðitimci, öðretmen çocuðu, köþe yazarý, yönetici ve iletiþim becerileri yüksek olan bir aðabey olmakla birlikte daha sayamadýðýmýz birçok niteliðe sahip aydýn bir kiþidir. Onda görünenden daha fazlasýnýn olduðunu bilmek ‘Nöbetçi Çevirmen’i daha da anlamlandýrýyor.

Kitabýn adýndaki çevirmen ifadesi ise, yalnýzca bir dilden baþka bir dile sözcükleri aktaran anlamýna gelmemektedir. Ýnsanýn kendi içindeki karmaþayý, yaþadýklarýný ve söyleyemediklerini karþýsýndakine ulaþtýrmaya çalýþan medeni bir insaný da ifade etmektedir. Bu nedenle kitabýn baþlýðýndaki ‘Nöbetçi Çevirmen’ ifadesi, þairin þiirleriyle kurduðu iliþkinin rehberidir. Bu nedenle ‘Nöbetçi Çevirmenin’ bu kitap için seçtiði þiirler, ‘ifadesi güç ve belki olanaksýz görünen fakat size ait olduðu için sýradan olmaktan çýkan duygularýn söze aktarýmý baðlamýnda bir kapý aralamaktadýr.’

‘Dünyayý deðiþtirmenin ne kadar güç olduðunu artýk anladým bari meramýmý doðru anlatayým!’ düþüncesiyle bir araya getirilen þiirlerde Ýlmak, okurlarýný ‘anlama ve anlatma’ meselesi içine çekmektedir.

Þiirleri okurken, düþünce dünyamýn derinliklerinde bir yolculukta kendimi bulduðum zaman diliminde:

‘An diye bir þey yok oysa,

Hayat geçmiþi özlerken,

Yarýný tüketmekle geçer...’ mýsralarý yýllarýn taþýdýðý karmaþaya ýþýk tutmaktadýr.

 

Yazarýmýzýn kendi ifadeleri ile:

‘Söz ve yazý iþe yaramaz olduðunda aktarýlmasý olanaksýz þeyler için de olanaklar oluþturacak kadar mucize bir çevirmene ihtiyacýmýz var...’

cümlesinden yola çýkarak, Savaþkan Ýlmak’ýn ‘Nöbetçi Çevirmen’ olarak þahsýma ithaf ettiði þiir ile yazýmý sonlandýrmak istiyorum.

 

Fazilet Rasathanesi

Ýyileri iyi kalpliler sever

Kötüleri de kötüler

Hiçbir yerde yazmayan kanun bu

Ve yine yazmamýþýz bir yere

Hayatýn ölümüne zalim olduðunu.

 

Bütün aðaçlar yetim, öyle deðil mi?

Bulutlar, akan su, esen rüzgar ve iklimler

Nedense insana öykünüyorlar

Sanki Adem'in sýnavý sadece bir elmaymýþ gibi

Hikaye orada bitmedi ki

Ezelden beri insan suretinde bütün zalimler

 

Aramak bulmak, iyileþmek, iyileþtirmek

En baþýndan beri

Hepsi ince hesap iþi

Ve yüz bin kez yinelense de emin ol, buna deðer

Belki birinde deðiþir

Habil'in kaderi.

 

Teþekkürlerimi ve saygýlarýmý sunarým.



ARÞÝV YAZILAR