Sevdanın Türküsü...
Alıp koyuyorum özüme / elimdeki ekmeğe düşen / kara çocuk gözünü / köz oturuyor içime...
Pabucum kayboluyor yolda / ölüyor anam İstanbul’da / yokluğun kanserinden / kalıyorum bir başıma / babam zaten belirsiz...
Çıkmıyor / yakıyor içimi / özüme düşen göz...
Tutuluyor usum / tutuluyor gel-git sıtmasına / dünün / bugünün / düşünebilmek için yarını...
Doğuyorum yeniden / kara gözünde çocuğun / doğuyorum Fransa’da / yıl 1940 -10 Temmuz
Doğumumla / indiriyor şalteri babam / indiriyor özgürlük için...
Bak sen işe / ne çabuk da büyüyor özgürlüğün fidanı / yürüyorum omuz omuza babamla / yıl 1940 - 11 Kasım / yürüyorum harp yıkığı sokaklarda / öğrencisiyim Sarbone’nun / yürüyorum / içimde sayısız devrimci yürek...
Bir elimde beyaz gül / diğerinde mavi sümbül / anlımda narçiçeği Anadolu’nun / düşüyorum toprağa / 1970'li yıllar...
Oluyor özgürlük / dilimde yeşeren sözcük / kök salıyor yüreğimde...
Yüreğim Selimiye’de / yüreğim Metris’te / yüreğim Nurhak'tayüreim Kızıldere'de / yüreğim işkencede...
Yüreğin çektiğidir / işkencenin en ağırı / kavdır yanında gövdenin gördüğü...
Zor geliyor bana / zor geliyor yüreğime / ağlatılanları görmek...
Ağlıyor çocuk / ağlıyor ekmek diye / ağlıyor baba diye...
Ağlıyor kadın / ağlıyor kocam diye...
Ağlıyor ana / ağlıyor yavrum diye...
Titriyor yüreğim / tezenenin altında tel...
Titrese de / zorlansa da / gururla taşıyorum / seviyorum insanca çarpan yüreğimi / dertlerini...
Sızlıyor / sızlıyor ortak yaram / kurşun yemiş halkın yarasında / sızlıyor Şili’de / sızlıyor Taylant’ta...
Yürüyorum sokaklarda / yürüyorum İstanbul’da / yürüyorum Tepebaşı’nda / anlım açık / omuzum dik / sırtımda küfem...
Yüküm / ağır yükü / yük kaçkınlarının...
Tınmıyor omuzlarım / tınmıyor zulmün / tınmıyor işkencenin altında / sayesinde sevdalı yüreğimin...
Yürek / verimli toprağıdır onur tarlasının / sürgün verir arsızca / sürgün verir kendiliğinden / sürgün verir kendine...
Sürgündedir yufka yürek / sürgündedir seven yürek / duyar ensesinde hep / ecelsiz ölümlerin nefesini...
Guatemala’da ölür / İspanya’da öldürür / Afrika’da asılır / asılır Benjamin Molesa / iyi ve güzel için...
Eğilmez fidandır özü / eğilmez / kırılır...
Diziliyor kurşuna yüreğim / bir sabah Fransa’da / Jacgues Bonsangent’le...
Eziliyor taze bedenim / çiğneniyor tenim faşizmin dişlerinde / Auschwit kampında...
Ben Ceanlı Paulette / annem Soleil / öldürülüyor Auscwitz Kampı'nda / savruluyorum İstanbul’a / satılıyor taze ezilmiş bedenim / satılıyor Beyoğlu’nda / satılıyor Galata’da...
İlk müşterim Bursa’dan / Kuran kursu talebesi...
Pazarlanıyor etim hazat-mezat / pazarlanıyor ortada / pazarlanıyor kelepir olarak...
Üşüşüyor üstüme / eli tespihli ağalar / başı sarıklı hocalar / dillerinde dualar / tepeme çöken çökene / Duyuyorum kasıklarımda acısını / erken yaptırılan doğumun / parçalanıyor rahmim / kalıyor masada yavrum...
Geliyorum kendime / doğum sonu sancısıyla / topluyor parçalarımı / ısıtıyor içimi / sıcacık bir teselli:
Anamsın / rahmin sağlam / ben de senin çocuğun...
Yok gizli sırrım / yok şahsi çıkarım / yüreğim açık herkese...
Yapmadım pazarlığını / büzülmüş kursaklardan kesilen ekmeğin suyun / duyuyorum sevincini güç bela bulunan öğünün...
Ağıdın niye anam...
Niye taşımayayım gururunu / çalışmanın / terlemenin / iyiyi güzeli üretmenin...
Duyuyorum onurunu / yüz yüze harbiden konuşmanın...
Duyuyor boynum acısını / koparılan karaderili boyunun...
Öyleyse / niye duymayım sevincini / şeker yiyen çocuğun...
Niye öpmeyeyim karaderili alını / niye sıkmayayım gururla / sıcacık nasırlı eli / niye kucaklamayayım çamur içindeki gövdeyi
Sevgi ki yürektedir / taşıyorsam o yüreği...
Sevdalı yürek tanımaz engel / çarptığı sürece
Tanımaz işkence / tanımaz sürgün / tanımaz dört duvar / tanımaz...
Sevdalı yürek her yerde / iyiyi güzeli / adil paylaşım ve özgürlğü sever / tasan boşa anam / devrimciler ölmez...





