Bedir Solmaz | Sevdanın Türküsü...  | MERSİN MOZAİK
Bedir Solmaz

Bedir Solmaz

Sevdanın Türküsü... 


Alıp koyuyorum özüme / elimdeki ekmeğe düşen / kara çocuk gözünü / köz oturuyor içime... 

 

Pabucum  kayboluyor yolda / ölüyor anam  İstanbul’da / yokluğun kanserinden / kalıyorum bir başıma /  babam zaten belirsiz... 

 

Çıkmıyor / yakıyor içimi / özüme düşen göz... 

 

Tutuluyor usum /  tutuluyor gel-git sıtmasına / dünün / bugünün / düşünebilmek için yarını... 

 

Doğuyorum yeniden / kara gözünde çocuğun / doğuyorum Fransa’da /  yıl 1940 -10 Temmuz
Doğumumla /  indiriyor şalteri babam / indiriyor özgürlük için... 

 

Bak sen işe / ne çabuk da büyüyor özgürlüğün fidanı / yürüyorum omuz omuza babamla / yıl 1940 - 11 Kasım /  yürüyorum harp yıkığı sokaklarda / öğrencisiyim Sarbone’nun / yürüyorum / içimde sayısız devrimci yürek... 

 

Bir elimde beyaz gül / diğerinde mavi sümbül / anlımda narçiçeği Anadolu’nun / düşüyorum toprağa / 1970'li yıllar... 

 

Oluyor özgürlük / dilimde yeşeren sözcük / kök salıyor yüreğimde... 

 

Yüreğim Selimiye’de / yüreğim Metris’te / yüreğim Nurhak'tayüreim Kızıldere'de / yüreğim işkencede... 

 

Yüreğin  çektiğidir / işkencenin en ağırı / kavdır yanında gövdenin gördüğü... 

 

Zor geliyor bana / zor geliyor yüreğime / ağlatılanları görmek... 

 

Ağlıyor çocuk / ağlıyor ekmek diye / ağlıyor baba diye... 

 

Ağlıyor kadın / ağlıyor kocam diye...

 

Ağlıyor ana / ağlıyor  yavrum diye...

 

Titriyor yüreğim / tezenenin altında tel...

 

Titrese de / zorlansa da / gururla taşıyorum / seviyorum insanca çarpan yüreğimi / dertlerini...

 

Sızlıyor / sızlıyor ortak yaram / kurşun yemiş halkın yarasında / sızlıyor Şili’de / sızlıyor Taylant’ta...

 

Yürüyorum sokaklarda / yürüyorum İstanbul’da / yürüyorum Tepebaşı’nda / anlım açık / omuzum dik / sırtımda küfem...

 

Yüküm / ağır yükü / yük kaçkınlarının...

 

Tınmıyor omuzlarım / tınmıyor zulmün /  tınmıyor işkencenin altında / sayesinde sevdalı yüreğimin...

 

Yürek / verimli toprağıdır onur tarlasının / sürgün verir arsızca / sürgün verir kendiliğinden / sürgün verir kendine...

 

Sürgündedir yufka yürek / sürgündedir seven yürek /  duyar ensesinde hep / ecelsiz ölümlerin nefesini...

 

Guatemala’da ölür / İspanya’da öldürür / Afrika’da asılır / asılır Benjamin Molesa / iyi ve güzel için...

 

Eğilmez fidandır özü / eğilmez / kırılır...

 

Diziliyor kurşuna yüreğim / bir sabah Fransa’da  / Jacgues Bonsangent’le...

 

Eziliyor taze bedenim /  çiğneniyor tenim faşizmin dişlerinde / Auschwit kampında...

 

Ben Ceanlı Paulette / annem Soleil / öldürülüyor Auscwitz Kampı'nda / savruluyorum İstanbul’a / satılıyor taze ezilmiş bedenim / satılıyor Beyoğlu’nda /  satılıyor Galata’da... 

 

İlk müşterim Bursa’dan / Kuran kursu talebesi...

 

Pazarlanıyor etim hazat-mezat / pazarlanıyor ortada / pazarlanıyor kelepir olarak...

 

Üşüşüyor üstüme / eli tespihli ağalar / başı sarıklı hocalar / dillerinde dualar /  tepeme çöken çökene / Duyuyorum kasıklarımda acısını / erken yaptırılan doğumun /  parçalanıyor rahmim / kalıyor masada yavrum...

 

Geliyorum kendime / doğum sonu sancısıyla / topluyor parçalarımı / ısıtıyor içimi / sıcacık bir teselli:

Anamsın / rahmin sağlam / ben de senin çocuğun...

Yok gizli sırrım / yok şahsi çıkarım / yüreğim açık herkese...

Yapmadım pazarlığını / büzülmüş kursaklardan kesilen ekmeğin suyun / duyuyorum sevincini  güç bela bulunan öğünün...

 

Ağıdın niye anam...

 

Niye taşımayayım gururunu / çalışmanın / terlemenin / iyiyi güzeli üretmenin...

 

Duyuyorum  onurunu /  yüz yüze harbiden konuşmanın...

 

Duyuyor boynum acısını /  koparılan karaderili boyunun...

 

Öyleyse / niye duymayım sevincini / şeker yiyen çocuğun...

 

Niye öpmeyeyim karaderili alını / niye sıkmayayım gururla /  sıcacık nasırlı eli / niye kucaklamayayım çamur içindeki gövdeyi
Sevgi ki yürektedir / taşıyorsam o yüreği... 

 

Sevdalı yürek tanımaz engel / çarptığı sürece
Tanımaz işkence / tanımaz sürgün / tanımaz dört duvar / tanımaz... 

 

Sevdalı yürek her yerde / iyiyi güzeli / adil paylaşım ve özgürlğü sever / tasan boşa anam / devrimciler ölmez...



ARŞİV YAZILAR