Anýn ki, anýlýp yaþayasýnýz...
Toprak mý çekiyor bilmem, son zamanlarda motosikletin yönünü eski Mersin'e, yani plansýz ve çarpýk yapýlaþma sonucu çöküntü bölgesine dönüþen Akdeniz'e çeviriyorum...
Hüzünle örülü turlarda Nuri ve Sudi Abaç Aðabeylerimin Camiþerif Mahallesi’ndeki yýkýlmaya terk edilen baba evlerinin önünden geçmeden edemem...
Bir anlamda kadirbilmezliðimizin somut göstergesini yansýtan yapýyý her görüþümde yüreðimin cam kýrýklarýyla çizildiðini duyumsarým...
O güzel insanlar bizi çoktan terk etseler de sevenlerinin anýlarýnda yaþýyorlar…
Geçmiþi, toplumun vermekten çok almaya koþullandýrýldýðý günümüz ölçeðinde deðerlendirirsek kaybettiklerimizi daha iyi anlarýz...
2008 yýlýnda dönülmeze göçen Nuri Abaç, eserlerinde Osmanlý Minyatür Sanatý'ný günümüze uyarlayýp eserlerinde harmanlayan dünyaca ünlü, gittiði her yerde Mersin'i dillendiren, binlerce öðrenci yetiþtirmiþ bir Mimar Ressamdý...
Sudi Abaç, hayata bakýþlarýný bir tümceyle bakýn nasýl özetlemiþ: “Bizler ailece salt resim ya da tiyatro ile deðil, asli mesleðimizin dýþýnda en az 30 yýl hiçbir maddi çýkar gözetmeksizin toplumumuza bir þeyler verebilmek amacý ile koþturup durmuþuz, hâlâ da koþuyoruz; bu bize kutsal bir görev. Doyumsuz zevk ve keyif veriyor…"(MOZAÝK Kasým 1992)
2009 Nisanýnda aramýzdan ayrýlan Sudi Abaç, demek ki hiçbir karþýlýk gözetmeden topluma güzellikler katmýþ. Her þeyin çýkara endekslendiði bir ortamda gün geçtikçe çirkinleþen dünyayý biraz olsun yaþanýr kýlan sanýrým bu insanlar olsa gerek!
Mersin’in ilk avukatlarý arasýnda yer alan Sudi Abaç, uzun yýllar Beden Terbiyesi Müdürlüðü, Türk Hava Kurumu Baþkanlýðý gibi görevlerin yaný sýra, birçok sosyal-kültürel-sanatsal etkinliðin içinde yer alýrken, Ýçel Sanat Kulübü ile birlikte çok sayýda ressam yetiþtiren FAMS Kulüp’ün de kuruluþuna öncülük etmiþtir. Çevresinde proje üretmesiyle tanýnan Sudi Abaç, yaratýcý dehasýyla olmazlarý olur kýlmýþtýr hep...
Örneðin, Türkiye’yi Ýkinci Dünya Savaþý’nýn dýþýnda tutan Ýnönü-Çörçil görüþmesinin yapýldýðý Yenice’de, gündeme getirdiði proje hayata geçirilerek geleneksel etkinliðe dönüþmüþtür.
Sudi Abaç’ýn genç kuþaklarýn bilmediði bir yönü de sanatçý kiþiliðidir. Her ne kadar kendisi tevazu göstererek amatör karikatür olduðunu söylese de, 1940’lý yýllarda çizdiði karikatürleri “Boþ ver” isimli albümde toplanýnca büyük ses getirir. Yurtdýþý ve içinde ödül alan karikatürleri, Boreligera, Zagreb, Amsterdam ve Tokyo sergilerinde Türkiye’yi temsil ettiði gibi, Montreal’in iki Dünya Yýllýðý’nda dünyanýn en güzel karikatürleriyle yine Türkiye adýna yayýmlanýr!
Entelektüel kiþiliðinin hangi yönünü anlatacaðýmý þaþýrdýðým Sudi Abaç’ýn en belirgin özelliklerinden birisi de halk adamlýðýdýr. Toplumdaki abartý düþkünlüðünün aksine O hep mütevazýlýðý seçmiþti. Birlikte sýk sýk çevre gezisine çýktýðýmýz küçücük bir arabasý vardý. Meslek yaþamý süresince kullandýðý olanaklar ve üstlendiði görevler gereði sahip olduðu ayrýcalýklarý günümüzdeki yaygýn anlayýþýn aksine toplumsal yararlara kullanmayý seçmiþti!
Ýþ yaþamýndan emekli olmasýna kaþýn arý gibi çalýþmayý býrakmayýp ömrünün son günlerinde bile Atatürk Parký’nýn batý kapýsý yanýndaki Amatör Balýkçýlar Lokali’nde maddi gücü olmayan garibanlarýn derdini dinleyip dava dilekçesini yazarak geçirmiþti.
Bütün bunlarý neden anlattýðýmýz soracak olursanýz; toplumdaki ahde vefa duygusunun giderek yok olmasý!
Uzun süre baþkanlýðýný yaptýðý Türk Hava Kurumu’nun Mersin’e kazandýrdýðý hizmet binasýna bu güzel insanýn ismi verilerek anýsý yaþatýlsaydý kim ne kaybederdi?
Abaç kardeþlerin çocukluklarýnýn geçtiði yýkýlmaya terk edilen, þimdilerde mülkiyet hakký deðiþen baba evi, güncel deðeri üzerinden kamulaþtýrýlarak mahalle müzesi kurulamaz mý?
Önerilerimiz yaþama geeçirilmesi durumunda, güzel hizmete katký saðlayanlar yüceleceði gibi, kazanan da insanlýk olur...
Evet, topluma hizmet adýna makamlarý iþgal eden etkili ve yetkililer çaðrým sizedir...
Unutmayýnýz ki geçmiþin güzelliklerini bayramlaþtýrýsanýz görevden ayrýlýp dönülmeze göçtüðünüzde de anýlýp yaþarsýnýz...





