CHP’nin 1973 "Ak Günlerinden" İktidar Yürüyüşüne
Türkiye, 1970’li yılların başında ağır ekonomik darboğazlar, siyasal istikrarsızlıklar ve toplumsal gerginliklerin eşliğinde girdi. İşsizlik artıyor, enflasyon haneleri sıkıştırıyor, siyaset kurumu ise toplumun beklentilerine yanıt vermekte zorlanıyordu. Tam da bu atmosferde, Cumhuriyet Halk Partisi 1973 genel seçimleri öncesinde yayımladığı “Ak Günlere” başlıklı seçim bildirgesiyle yalnızca bir siyasi vaat listesi sunmadı; ülkenin yönünü değiştirmeyi hedefleyen kapsamlı bir yeniden inşa programı ortaya koydu.
Yeni Bir Düzen Arayışı: Demokratik Sol’un Doğuşu
Bildirgenin giriş bölümü, Türkiye’nin mevcut ekonomik ve siyasal yapısıyla sürdürülebilir bir geleceğe sahip olmadığı tespitini merkeze alıyor. CHP bu bölümde, “Türkiye’nin halkçı ve demokratik bir düzenle yeniden ayağa kalkabileceğini” savunuyor. Partinin 1970’lerde belirginleşen demokratik sol çizgisi, bildirgenin temel taşıdır.
Bu yaklaşım o dönem için cesur bir çıkıştı; çünkü iki uç arasında sıkışan ekonomik modellerin yerine, hem kamu yararını hem de toplumsal adaleti önceleyen bir yol öneriyordu. Devletin gerektiğinde düzenleyici ve yönlendirici olması, ancak vatandaşın özgürlüklerini genişleten bir demokrasi anlayışıyla hareket edilmesi vurgulanıyordu.
Ekonomik Düzenin Kapısı Açılıyor
Bildirgenin en hacimli bölümü olan “Ekonomik Düzen” 22. sayfadan itibaren başlıyor. 23. sayfa ise bu bölümün ana ruhunu aktaran kritik bir eşik. Metin, Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu tıkanmayı açık bir dille tespit ediyor:
Sayfa 23'te CHP'nin kalkınma anlayışı özetlenmektedir. Buna göre:
1. Kalkınmanın Niteliği: Kalkınmanın sadece soyut sayılarla değil, topluma nasıl yansıdığı ve herkesin bu süreçten hakça pay alması önemlidir.
2. Adil ve Özgür Kalkınma:
· CHP, zenginliğin belirli kişilerde toplanıp halkın yoksul kalmasını hakça bulmaz.
· Refahın adil dağıtılsa bile, özgürlüklerin kısıtlandığı bir kalkınmayı da geçerli saymaz.
3. Mevcut Durum Eleştirisi:
Türkiye'de halkın çoğunluğunun yoksullaştığı, bir avuç insanın refahının arttığı ve bu adaletsizliğin özgürlüklerin kısıtlanmasıyla desteklendiği belirtilmektedir.
4. CHP'nin Hedefi: Gerçek kalkınmanın tüm halkın özgürce ve hakça kalkınması olduğu vurgulanır. CHP iktidarında sosyal adaletin ertelenmesine karşı çıkılacağı ve hızlı kalkınma uğrunda demokratik değerlerden taviz verilmeyeceği ifade edilir.
Bu sayfa, CHP'nin kalkınma modelinin hem ekonomik hem de sosyal-demokratik değerlere dayandığını ortaya koymaktadır.
· Gelir dağılımındaki sert eşitsizlik,
· Plansız büyümenin yarattığı kırılganlık, · Yoksulluğun derinleşmesi,
· Üretim kapasitesinin gelişememesi,
· Ekonominin dar bir kesimin çıkarlarına sıkışması…
Parti, çözümün ancak “halkı merkeze alan üretim ekonomisi” ile mümkün olabileceğini savunuyor. Demiryollarından ağır sanayiye, tarımdan bölgesel kalkınmaya kadar geniş bir yelpazede kamu öncülüğünde planlı bir büyüme vizyonu sunuluyor.
CHP’nin önerdiği ekonomik model ne tümüyle devletçi ne de sınırsız piyasa serbestisine dayalı; aksine “toplumsal faydayı önceleyen dengeli bir karma model” olarak betimleniyor.
Sosyal Düzen: Ekonominin İnsan Yüzü
Bildirgenin ikinci ana bölümü olan “Sosyal Düzen”, ekonomik reformların toplumdaki karşılığını ele alıyor. CHP, eğitimin nitelikli ve parasız olması gerektiğini savunurken sağlık hizmetlerini kamusal bir hak olarak tanımlıyor. Çalışma hayatında insanca yaşamı mümkün kılan koşullar, sendikal hakların güçlendirilmesi ve gençlere yönelik istihdam olanakları bu bölümün yapı taşları arasında.
Parti burada açık bir iddia ortaya koyuyor: “Gerçek kalkınma,ekonomik büyüme rakamlarında değil, toplumun yaşam kalitesinde ölçülür.”
Dış Politika ve Güvenlik: Bağımsız ve Barışçı Bir Türkiye“Ulusal Güvenlik ve Dış Politika” bölümü, Türkiye’nin Soğuk Savaş ortamında nasıl bir konum alması gerektiğini anlatıyor. CHP tam bağımsızlığın altını çiziyor; ancak bunu yalnızca askeri bir çizgiyle değil, diplomatik esneklik ve barışçıl ilişkilerle tanımlıyor. NATO ile ilişkilerin sürdürülmesi, bölgesel barış çabalarının artırılması ve demokratik denetim ilkesinin güçlendirilmesi bu bölümde öne çıkan başlıklar.
Son Söz: "Ak Günler" Hâlâ Mümkün mü?
Bildirgenin sonuç bölümü, baştan sona hissedilen kararlılığı bir kez daha tekrar ediyor:
Türkiye,halkın desteği ve demokratik çalışma kültürüyle daha adil, daha özgür ve daha üretken bir geleceğe ulaşabilir.
1973 Seçim Bildirgesi’ne bugün geriye dönüp bakıldığında, yalnızca bir seçim kampanyasının metni olarak değil, Türkiye’nin yeniden yapılanması için ortaya konmuş kapsamlı bir yol haritası olarak görülebilir. Ekonomiden sosyal yaşama, dış politikadan demokrasiye kadar uzanan geniş perspektifiyle bu metin, o dönemin siyasal literatüründe önemli bir iz bırakmış durumda.
Aradan uzun yılllar geçmesine rağmen bildirgenin satır aralarında dolaşan bir duygu bugün de taze kalmayı sürdürüyor: Tarımsal vs. mümkündür.Yeter ki yönünü halktan ve adaletten yana çevirsin.
Kaynakça:
https://kutuphane.chp.org.tr/cgi-bin/koha/opac-search.pl?q=su:%22Cumhuriyet%20Halk%20Partisi%20CHP%22





